Giresun Üniversitesi Türkçe Topluluğu

Türkiye'den erişim engeli nedeniyle yeni adresimiz: turkcetoplulugu.weebly.com

Nar Ağacı
Nazan Bekiroğlu
(%25 İndirimle)
Beyaz Türkler K.
Alev Alatlı
(%25 İndirimle)
turkcetoplulugu.weebly.com Topluluğumuzun yeni adresi
Kendini Açma
B. Çetinkaya

    hayallerine kavuşan insan

    Paylaş

    1001030055

    Mesaj Sayısı : 2
    Kayıt tarihi : 24/12/10

    hayallerine kavuşan insan

    Mesaj  1001030055 Bir C.tesi Ara. 25, 2010 10:22 am

    1. BÖLÜM Yıl 1989 ve gaziantep’in bir köyündebir erkek çoçuk dünyaya gelir. Ailenin ilk çoçugudur . ve onun gelmseiyle eve bir şevinç gelir..ismini erol ismini verirler .
    Aradan zaman geçer ve Erol yavaş yavaş büyür ablaları okula gittiği için onlardan bir şeyler öğrenir . ve sonunda okula yaşı gelir çatar babası fakir olduğu için ve köy yeri olduğu için ona kimlik çıkaramadığı için okula gidemez ama ablaları ona evde ders vermekte ve okula hazırlamaktadır .erolun babası sonunda ona kimlik çıkarır ve okula başlar .ilk günden zeki olduğunu belli eder ve okulda birinci sınıflar içinde en zeki öğrenci şeçilir ve öğretmenlerin gözüne girer çalışkanlığıyla kendisinden söz ettirir ve hergün ablalarının da yardımıyla ders çalışır dı ve artık okumayıda çözmüş ve her gün kitap okuyodu okulun kütüphanesinde ki bütün kitapları okumuştu ve artık öğretmeni ona şakadan kızıyordu
    ¬- ya bu kadar kitap okuma sana kitap yetiştiremiyoruz diye
    Daha sonra öğretmeni ona yeni kitaplar aldı ve onlarıda bitirdi gel zaman git zaman erol ikinci sınıfıda burada bitirdi daha sonra ailesi gaziantep’ e taşındı kendiside okulunu gaziantep’te devam etmeye başladı .
    Orada zekiliğini ve çalışkanlığıyla ilk günden kendinden söz ettirdi ve daha sonra üçüncü sınıfı ve dörtüncü sınıfı orada bitirdi ve geldi beşinci sınıfa ve beşince sınıfa başlayınca bir rahatsızlık geçirdi ve okula biraz geç başlayan erol derslerine çalışarak kalan sınavlarını verdi ve eski günlerine döndü ve bu seferde çok sevdiği hocasını başka sınıfa verdiler öğretmenini başka sınıfa verince kendilerinin sınıfını dağıtmak zorunda kaldılar çok üzüldü arkadaşlarından ve öğretmenlerinden ayrıldığı için diyordu artık buralarda durulmaz diye sanki okul kendisine yabancı gelir ve hergün mutlu bir şekilde gittiği okula gitmek sitemiyordu ve sonunda kendisinin evinin yakınlarında inşatı biten okula kaıdını aldırdı.
    Orada bazı eski arkadaşlarıyla yine aynı sınıfa geldi ve bunun için çok mutluydu ve arkadaşlarının içinden biri kendisi için çok önemliydi onu çok severdi ve yeni okuluna hemen ısındı ve ortaokuldan orada mezun oldu ve mahallesine en yakın liseye kayıt yaptırdı ve oraya çok sevdiği arkadaşı tolga da oradaydı onunla birlikte olmaktan mutluydu ve lisenin ilk başlarında biraz zorluk çekti ve okulun ikinci dönemimde kendini topladı ve lisenin ilk senesini bitirdi
    Babasının yeni bulduğu iş yerinde kendiside bir iş buldu babası bekçilik yapıyordu bir pasajda kendiside o pasajda bir esnafta çalışıyordu orada çok güzel yaşadı ve kendisini iş yerine sevdirdi her okul tatilinde orada çalışıyor okul masraflarını çıkarıyordu gel zaman git zaman derken liseyi bitirdi ve sınava girdi herkes dershanede hazırlanırken o evde çalışıyordu çünkü babası onu dershaneye gönderemiyordu ama kendisi hiç sorun etmiyordu ve sınava girdi ve sonuç açıklandığında istediği yer gelmiyordu ve çok üzülmüştü ve biran için hayatı yıkılmış gibi oldu millet arkasından bir şeyler söylüyordu ve bütün millet kendisini karşısına almıştı ve Erol’un zoruna en çok giden ise ilkokulu zor okuyan insanların kendisine laf söylemesine ama o aldırmadı ve kendisine söz verdi tekrar hazırlanıp kazana cam diye ve şansından dershanenin birinde bursluluk sınavı vardı ve girdi, kazandı o sene dershaneye ücretsiz gitti. Dershanede de başarılı olduğunu herkese kanıtladı ve dershane birincisi oldu ve o sene sınav iki aşamalı yapıldı ve ilk sınava girdi ne kötü nede çok iyi sonuç almıştı ama dershanede ki en iyi sonucu almıştı. ama bu yetmez di onun için daha fazla çalışması lazımdı ve istediği yeri kazanması için daha fazla çalışması gerektiğini biliyordu ve çalıştı ama denemelerden bazen kötü sonuç alması onu korkutuyodu ama pes etmiyoru sınav günü geldi çattı ve sınava girdi. Sınavı iyi geçmişti. Sonunda sınav açıklandı istediği yer gelmiyordu ama
    Tercih yapacaktı hocaları onu çok seviyorlardı kendiside hocalarını çok seviyoru ama hocalarının tekrar hazırlan demesini dinlemedi çünkü biliyordu çevresinde ki insanların neler düşüneceği onun tercih yaptı. Matematik çok istordu ama olmadı ama tercih yaptığı hocası hadi gel birde fen bilğisi öğretmenliği yazalım dedi ve hocasını kırmadı yazdı. Sonunda tercihlker acıklandı hocasını kırmayıpta yazdığı yer olan giresun üniversitesi fen bilgisi öğretmöenliği geldi . erol çok sevinememişti ama ailesi çok sevinmişti çünkü erol matematik bölümünü çok istiyordu .erol dedi olsun burası bana basamak olsun dedi ve kazandığı okula tercih yapmaya gidecekti ve kayıt günü gelmeden erol gaziantepten yola çıktı çok uzak olan bir memlekete geliyoru ailesininden çok uzakta olacağını biliyordu bunun için tekrar sınava girecem diyordu kayıt gününe geldi ve memleketine döndü. Aslında giresunu sevmişti . memleketine dönünce oraların ne kadar güzel bir yer olduğunu anlattı ve bayram geldi geçti okullar açıktı. Korkuyordu erol çünkü kyk yurdu çıkmamıştı ve nerde kalacaktı bilmediği bir memlekette ve geldi ilk gün bir arkadaşının evinde misafir kalmıştı bir yere yerleşememesi derslerine girmesinede engel oluyoru ve sonunda bir yere yerleşti giresun da
    Aksu öğrenci pansiyonuna yerleşti.biraz pahalıydı ama kalacak başka yeri yoktu ve bir yere yerleşince abisi gibi gördüğü ustasıylada konuşmuştu ustasıda kendiside kardeşi gibi sevdiği için kendiside tamam ben yurttun taksitlerini yatırırım dedi çok sevinmişti bu habere dve dedi ben borcumu nasıl ödeyeceğim bu adama dedi çünkü kendisine dayısının amcasının yapmadığını yapmıştı ya diyordu ya paran var mı yok mu diye sorsunlar bir telefonla arasınlar yeter diyodu ama olmuyordu ve erol bu gurbet ele çıkması şunu öğtermişti ona amcanda dayında paranın olduğunu ama olsun diyordu her ay ustası onun yurtdunu taksitlerini yatırıyodu ailseinin de zor gönderdiği para ile geçinmeye çalışıyordu ve ilk yıl ilk vizelerden çok zaayof aldı ama pes etmeyecekti çalışıp geçecekti derslerini orada konuştuğu danışman hocasından sonra üniversitede kalmayı yüksek lisans yapmayıda düşünüyodu artık ve bunun içinde derslerini düzeltmesi lazımdı ve kötü vizelerden sonra memleketine bayram nedeniyle gitti ve ailesine bir sevinç getirmişti kendiside ailesini çok özlemişti ve kpss sıvnavı için tatilini bir hafta uzatmak zorunda kaldı. Uzattı tatilinii ve kpss sınavına hiç hazırlanmamıştı zaten üniversiteyide kazandığı için kendisini denemeye giriyodu. Sınavı iyi geçmişti. Sınav açıklandı iyi bir puan almıştı atana biliyordu aslında ama kendisi okulunu okumak istordu okulunu iyi bir ortalama ile bitirip okulda kalacaktı ve okullunu başarılı bir şekilde iyi bir ortalama ile bitirdi.
    Daha sonra yüksek lisansını da yaptıktan sonra KPSS sınavına girdi ve milli eğitimde göreve başladı. hep diyordu eğer milli eğitimde başlarsam öğrencilerime en iyisini vereceğinden ve artık o istediğini yapacak olması onu mutlu ediyordu ve ilk görevinde biraz heyecanlıydı çünkü mesleğinin ilk günüydü ve zamanla alıştı öğrencileri ile iyi vakit geçiriyordu onlara elinden gelen in daha fazlasını vermeye çalışıyordu onlara etüt yapıyor öğrencileriyle birebir ilgileniyor onlara eksik olduğu konuları tekrar anlatıyordu. ve mesleğinin ilk senesi olmasına rağmen 20-30 kişiye OKS sınavını kazandırdı iyi bir liselere gitmesine sebep oldu ve bu kendisini de çok sevindirmişti diyordu zaten ne yaparsam yapayım meleğimin en iyisi olacağımdan diye ve artık mesleğin en iyisiydi. Ve daha iyi olmak için çalışıyordu öğrencilerime daha nasıl yaralı olabilirim diye ve ikinci senesinde de 20-30 öğrenciye OKS sınavını kazandırdı ve artık askere gitme zamanı gelmişti. Askere gitti. askerde üniversite mezunu olduğu için asteğmen oldu ve oradaki askerlere de mertliği, dürüstlüğü, doğruluğu öğretti. Öğretmenliği bitmiyordu çünkü ülkesine hizmet etmek onu mutlu ediyordu ülkesini çok seviyordu. Daha sonra askerden geldi ve annesi ona yuvasını kurmasını istiyordu ama o böyle şeyleri düşünmüyordu onun sadece canında çok sevdiği ülkesi Türkiye vardı Türkiye için elinden gelenin en iyisini yapacaktı ama annesini kıramadı ve çok sevdiği bir kız arkadaşıyla yuvasını kurdu. Artık hayat yeni başlıyordu denilebilirdi çünkü babası o kadar zengin olmadığı için ve annesini de kırmamak için evlenmişti borç harç ve daha sonra ALES sınavına girerek üniversitede ki hayali olan üniversitede öğretim görevlisi olmak için sınava girdi ve ALES’den iyi bir sonuç alarak mezun olduğu üniversitede öğretim görevlisi olarak göreve başladı. Eşi de öğretmendi ve Erol’un üniversiteye öğretim görevlisi olmasıyla oda tayinini Giresun’a aldırdı ve bir kız çocukları oldu . onun ismini Gülşah koydular ailesiyle mutlu bir şekilde yaşam süren Erol artık hayatta her istediğine sahip olmuştu . yaz tatillerinde ailesinin yanına gidiyordu. Yaz tatillerini onlarla beraber geçiriyordu eşinin ailesi de antetteydi ve onlarla beraber yazları zaman geçiriyordu ve kızı biraz büyüdü ailesini çok seviyordu özelliklede kızını ve kızının iyi bir eğitim alması için elinden gelenin iyisini yapacaktı ve bu arada eğitimine de devam ederek fen bilgisinde Dr. Yaptı ve artık mesleğinde biraz daha yükseklere tırmandı. Kızın da yavaş yavaş büyüyordu ve artık kreşe gidiyordu kızı da kendisi gibi başarılıydı Erol’un tek bir amacı vardı Türkiye’yi daha yükseklere çıkarmak bunun içinde yeni nesillere gereken eğitimi vermek istiyordu. Ve bu eğitimi kızı dahil herkese veriyordu. Daha sonra Erol Dr. Yapmıştı ya bununla da yetinmedi ve üniversitede tezini tamamlayarak Yrd. Doçent Dr. oldu hedeflerine de yavaş yavaş varıyor zirveye tırmanıyordu ve bunlarla yetinmiyordu daha yükseklere tırmanmak istiyordu. Aradan biraz zaman geçti. Kızı da büyüdü ve bir oğlu oldu. Oğlunun doğmasıyla biraz daha mutlu olmuşlardı eş ve kendisini, adını Rıza koydular. Erol kızı gibi Rıza’nın da iyi bir eğitim almasını istiyordu. Aradan biraz daha zaman geçti ve Erol tekrar bir tez tamamlayarak doçent oldu. Artık mesleğinde biraz daha iyi ve biraz daha yükseğe ve merdivenden bir basamak daha çıkmıştı. Hadi derler ya babasının kızı işte kızı da okula başladı ve birinci sınıfların içinden birinci oldu. Eşi de kocasının çalıştığı okulda yani Giresun üniversitesinde öğretim görevlisi olmak istedi ve ALES sınavına girdi. Sınav sonucu çok güzeldi; tabi kimin eşiydi ve oda Giresun üniversitesinde çalışmaya başladı ve oda eşi gibi mesleğinin en iyisi olmak işitiyordu. Olacaktı çünkü; kimin eşiydi ve eşinin isminden hiç bahsetmedik ama isi Nuray’dı
    Nuray her zaman kocasıyla gurur duymuş onun yanında olmuştu Erol’a her zaman destek olmuştu. Erol karısını çok seviyordu beraber çocuklarına iyi eğitim vermeye çalışıyorlardı. daha sonra Erol çalıştığı üniversitede bir tez daha hazırlayıp Yrd. Prof. Olmak istiyordu. bunun için bir tez daha hazırladı bu arada eşinin de tezi kabul olmuş eşi Yrd. Doçent olmuştu. Daha sonra kendisinin de tezi kabul gördü ve Yrd. Prof. Oldu hani derler ya merdiveni çıkmak bir basamak daha çıkmıştı. Merdiveni ve zirveye biraz daha yaklaşmıştı. Ve oğlu da okul çağına geldi. Rıza’yı okula yazdırdılar babası gibi oda yaramazdı diyorlardı. Aslında Erol o kadar da yaramaz değildi. Ama öyle diyorlardı öyle olsun diyordu. Daha sonra Nuray bir tez daha vererek doçent oldu. Erol Nuray’ın bu başarısına ödül olarak ona araba hediye etti artık ikisi de iyi bir yerler delerdi. Yani ekonomik açıdan iyi durum dalardı. Arık kendisinin ve eşinin ayrı arabaları vardı. Nuray çok sevinmişti kendisine ait arabasının olmasına aradan zaman geçti çocuklarına iyi eğitim veren bu aile kızları artık genç bir kız olmuştu ve üniversiteye hazırlanıyordu. Gülşah üniversiteye hazırlanırken anne ve babasının öğretmen olmasından dolayı iyi bir hazırlık dönemi geçirmişti. Nuray ve Erol ikisi beraber götürdüler sına yerine kızlarını bu gününde yanında olmak istiyorlardı ve Erol ile Nuray ilk defa böyle bir duyguya kapılmışlardı. Kızları iyin hayırlısının olmasını istiyorlardı. Kızı çok çalışmasına rağmen ilk sene istediği yer gelmedi. Erol kendiside okul hayatında böyle şeyleri yaşadığı için ona destek oldu. Kıza kızım böylesi daha hayırlısıymış onun için hayırlısı oldu seneye biraz daha sıkı çalışırsan istediğin yer gelir bahtında kalbin gibi iyi olmasını diliyorum dedi daha sonra kızı seneye daha sıkı bir şekilde çalışıyordu . Erol kızıyla birebir ilgileniyordu bu durumdan oğlu rıza kıskandığı için şikayetçi oluyordu . rıza diyordu ; anne babam beni sevmiyor mu hep ablamla ilgileniyor diyordu Nuray ise olur mı oğlum baban her ikinizi de seviyor ama bu aralar ablanın sıkı çalışıp üniversiteyi kazanması lazım onun için baban onunla daha fazla ilgileniyor diyor sende üniversite sınavına hazırlandığında seninle de birebir ilgilenecek diyordu. Rıza bunları annesinden duyunca sevinmişti ve kendiside ablasına destek oluyordu günler birbirini kovalıyor Erol kızıyla bire bir ilgileniyor kızını üniversite sınavına hazırlıyor ve kızı da bu babasının birebir ilgilendiği için seviniyor ve bunu karşılıksız bırakmamak için çalışıyor ve denemelerden çok yüksek puanlar alıyordu. Günler birbirini kovaladı ilk sınavı YGS sınavı geldi Nuray’ın işi olduğu için Erol götürmüştü sınav yerine kızının başaracağından emindi. Daha sonra kızı sınavdan çıktı kızıyla birlikte akşam eve geldiler. Akşam yemeği olarak ailesi ile birlikte yemeğe gittiler .Giresun diyince akla ne gelir tabi ki hapsi hamsi yemeye gittiler. Gezdiler sinemaya gittiler ve daha sonra eve döndüler ailesiyle birlikte mutlu olan Erol 2010 yılında geldiği Giresun’a yerleşmişti. Ve okumak için gelen Erol mezun olduktan sonra bu şehirde işim yok diyen Erol şehre yerleşmişti. Çünkü okulu ilk kazandığında ailesinden ilk defa ayrıldığı için böyle düşünmüştü ama geçen süre içinde bu günlerin hayalini kurmuştu çok sevdiği Nuray’la evlenmeyi onunla birlikte yaşamayı onun hayalleri gerçek oldu. Ama daha yapacak şey vardı öyle düşünüyordu . bu ülke için yapacak çok şeyim var daha çok yetiştirecek öğrencilerim var diyordu ve kızının da iyi bir eğitim olarak bu ülkeye hizmet ettiği günü görmek istiyordu yalnız kızının değil aslında oğlunda görmek istiyordu ve kızı da bu arada LYS sınavına hazırlanıyordu sınav günü gelince bu sefer Gülşah’ı, Nuray götürmüştü sınav yerine ve sınavdan çıkıp eve geldiler ve tatiller gelmişti. Tatili Gaziantep’te ailesinin yanında geçirmeyi düşünüyorlardı hem çokçuklar nenesini ve dedesini özlemişlerdi yalnız onlar mı özlemiş dedesi ve nenesi de torunlarını özlemişlerdi tatile Gaziantep’e gitmek için uçağa bindiler ve Antep’te babası karşıladı Erol’un eve gittiler hep beraber ailesi Erol’u görünce çok sevindiler çünkü çok özlemişlerdi zaten Erol üniversitedeyken de böyle karşılarlardı . tabi bu sefer gelini de gelmişti aslında gelini Antepliydi ama Erol’la evlenince oda Giresun’a gitmişti. Daha sonra Erol’un annesi gile gittiler orada kalacaklardı biraz orda oturduktan sonra Nuray’ın alisini ziyaret ettiler . daha sonra Erollara gelerek çocukları oraya bırakıp beraber gezmeye gittiler yemeğe 'gidecekler daha sonra sinema falan Gülşah ve rızayı Erollun annesinin yanına bırakmışlardı .çocukları olduktan sonra pek baş başa bir şey yapamamışlardı Erol ve Nuray hem annene lirin yanına geldiler fırsattan istifa ederek onlarda baş başa bir şey yapalım demişlerdi. Zaman yavaş yavaş ilerliyordu tatillerini aileleriyle geçirmek Erol ve Nuray’ı çok mutlu ediyordu . ve birde sabırsızlıkla Gülşah’ın sınav sonucunun açıklanmasını bekliyorlardı .sonunda açıklandı güzel bir puan almıştı sonunda Gülşah’ın istediği yer gelmişti ege üniversitesi matematik öğretmenliği Erol da hazırlanırken orayı çok istemişti ama gelmemişti . ama şimdi kızı kazanmıştı hayalini o gerçekleştirmişti Gülşah bu yüzden çok sevinçliydi aslında Erol orayı kendisinin kazanamadığı için pek üzülmemişti çünkü diyordu hayırlısı Giresun üniversitesiymiş Giresun’u kazanmışım diyordu . Erol üniversite yıllarında sınava girmiş hatta oradan daha güzel yerler gelmiş ama tercih yapmamıştı bölümünü seviyordu ve mesleğini seviyordu . ve kendisi Giresun’a Giresun da Erol’a alışmıştı ve tekrar yeni bir şehre uyum sağlamakla uğraşmayım diye tercih yapmamıştı . bu arada Gülşah çok mutluydu babasının emeklerini boşa çıkarmamış tı en çokta bu önemliydi gülsah için mutluydu ayrıca bunun için aradan bir hafta geçti erorlar antepyedi ve tercih haftasıda gelmişti . Giresun’a gelemedikleri için gülsahta babasının okuduğu lisede tercihini yaptı . hem babasının okuduğu okulu gördü. Daha sonra diyordu gülsah kendince bana eğe üniversitesi gelir uradanda izmire giderim diyordu kayıt için ama diploması ve gerekli evraklar Giresun’daydı . ve kayıt günü yaklaşınca ailecek giresuna geldiler daha sonra kayıt çin gerekli evrakları alarak izmire gittiler bir haftada orada tatil yapacaklardı artık ve kayıt günü izmire gittiler gülsahın kaydını yaptırdıktan sonra gülsahı yurda yazdıracaklardı çünkü memur oldukları için kyk yurdu gelmemişti zaten onun için gülsahı yırda yazdırarak o işide halletmiş oldular ve daha sonra izmirde tatil için bir otele yerleştiler . ilk gün yorgundular aslında bu yüzden dışarı çıkmamışlardı pek ikinci günü dinlendikten sonra izmiri gezeceklerdi ve öylede oldu ilk efes harabelerine gttiler daha sonra akşam olunca otele geldiler üçüncü günü atatük müzasine gittiler erol tatiri eserlere mereklıydı turstlik yerleri gezmeyi çok severdi ve bu yüzden hangi şehre gitseler ilk önce tursitlik yerleri gezerdi .ama izmir o kadar büyüktü ki gezmekle bitmeyecek gibi görünüyordu . ama bir haftada gezebildikleri yerleri gezeceklerdi. Daha sonra giresuna geldiler erol diyordu rızada kazanırsa gaziantepe taşınalım diyordu artık ailemle beraber olmak istiyorum diyordu nurayda öyle düşünüyordu zaten her zaman birbirlerine destek oluyorlardı .ama böyle söylüyorlardı ama rıza daha altıncı sınıftaydı daha çok vardı . bu söylediklerinin ama zaman neyi gösterirdi bilinmez çünkü kimse yarının gaarntisini veremz ki daha sonra okullar açılmaya yaklaştı gülsah annesinin babasının yanında günlerini geçridi daha sonra izmire gitti giresun üniversitesinde öğretim görevlisi olan erol ve nuray gaziantep üniversitesi için tayin istediler eger tayin çıkarsa rıza okuluna gaziantepde devam edecekti aradan zaman geçti . gülsahın ilk vizeleri başladı . eğe üniversitesi giresun üniversitesi gibi değildi bu yüzden çok çalışmak gerekiyordu bu yüzden vize haftası başlayınca derslerine yoğun bir şekilde çalışıyor anne ve babasıylada görüşemiyordu onunda psikolojisi vardı gülsahta ama derslerinden taviz vermiyordu vize haftasına girip çıkyıktan sonra gülsah ilk babasını aradı babası vivelerinin nasıl geçtiğini saordu gülsahsa
    - iyi geçti babacığım yalnız iki dersin ki kötü geçti . dedi babası ise
    - tamam canın sağolsun kızım düzeltirsin dedi
    aradan zaman geçti ve kurban bayramı yaklaştı . tabi erolar bayramı yine her zaman ki gibi gaziantepde geçireceklerdi osanmıştı artık erol gel gitlerden biran önce gaziantrepe taşınmak isitoyrdu . gaziantepe gideceklerini gülsaha söylediler gülsah bu yüzden giresuna gelmeden doğru izmirden gaziantepe gidecekti hep babaannesinide özlemişti dedisini de daha sonra erollar gaziantepe gittiler gülsah onları gaziantepde bekliyordu onlardan önce gelmiti gaziantepe daha sonra kurban bayramı geldi kurban bayramı diyince akla kurban gelir kurban alıp kestiler daha sonra mahalede kurban kesemeyen kişilere dağıttılar kendileri ise erolarda kaldıkları için orada yemişlerdi eti tabi kurban bayramında et yemezsen olmaz ya daha sonra akrabaları dolaştılar ve kurban bayramı bitince gülsah direk izmire aileside giresuna gelmişti .aradan zaman geçti yinemi sınav diyeceksiniz ama hayatımız sınavlarla dolu iste gülsahın finaller başladı . yine yoğun bir şekilde dersl çalışmaya başladı gülsah aslında yoğun çalışmasına gerk yoktu çünkü günlük tekrar ediyordu derslerini gülsah ama final haftası olurda çalışmamak olmaz işte sonunda finaller biti fianlleri güzel geçmişti gülsahın ve finaller biter bitmez telefona sarıldı ve babasını aradı .
    erol ;
    - efendim nasılsın kızım iyimisin ne yapıyon finaller nasıl geçti
    gülsah;
    - sağol babacığım siz nasılsınız annem nasıl iyimi işallah iyidir finalleri de sorasan iyi geçti babacığım o vizelerden aldığım zayıflarda düzeltim tabi kimim kızıyım ben
    eol;
    -
    tabi benim kızımsın tabi ki düzelteceksin hadi kızım sonra kendine iyi bak var mı bir ihtiyacın annem istiyor .
    gülsah;
    sağol babacığım canınızın sağlığı
    nuray ;
    - kızım nasılsın iyimisn finaller nasıl geçti
    gülsah;
    - sağol anneciğim iyi geçti finaller siz nasılsınız
    nuray;
    bizde iyiyiz işte seni düşünüp duruyoruz
    gülsah;
    - beni düşünmenize gerek yok ben iyiyim sağolun anneciğim rıza ne yapıyo derslerine çalışıyo mu
    nuray ;
    - evet çalışıyo şuan odasında çağırıyım mı
    gülsah;
    - yok çağırma derslerine çalışsın ol
    nuray ;
    - tamam kızım var mı bir isteğin
    gülsah;
    - yok sağolun anneciğim kendine iyi bak allaha emanet ol rızayı benip yerime öp by
    nuray;
    - olur kızım sende allaha emanet ol
    nuray kızıyla konuştugu için mutlu olmuştu ana işte kızlarıyla gurur duyuyorlardı tabi ruzaylada artı rızanın dersleride fena değildi aslında oğlu ve kızı anne ve babalarına çekmişler galiba çünkü ikiside çok zekiydiler ve kızları artık üniversiteliydi artık ilgilenme sırası razaya gelmişti aslında onunlada ilgileniyrlardı çünkü nuray onunla ilgiliyordu erolda ilgilneniyordu kızı üniversiteye nhazırlanırken onunla biraz daha fazla ilgilenmişti. Rızanın eğitimine çok önem veriyorlardı çünkü onun iyi bir liseye gitmesini istiyorlardı ve kızlarının lise yıllarında fazla ilgilenemeişlerdi ama şimdi artık biraz daha işleri hafiflemişti bu yüzden daha çok çoçuklarına zaman ayırabiliyorlardı aslında rızaylada ablasıyla ilgilendikleri gibi ablasının lise yıllarında gülsahla ilgilendikleri gibi ilgilenselerdi yine iyi bir yeri kazanırdı .ama artık bol vakitleri olduğu için ilgilnene biliyorlardı . ve artık yaşlılık psikolojisine girmişlerdi ama önemli olan geride bıraktıklarıdır değil mi ve bu yüzden erol bu ülke için iyi bir hizmet ettiğini ve bu ülkeye iyi hizmet edecek öğrenciler yetiştirdiğini düşümüyodu önemli olan da buydu öğrencilerini iyi yerlerde görmek öğretmenler için budur . aradan zaman geçti 15 tatil gelmişti ve rıza taktir almıştı gülsahta giresuna gelmişti . kızlarının finalleri iyi gelmişti rızanında taktir belgesi alınca rızaya hediye olarak plaştesin 3 aldılar durum böyle oluncada nuray rızayı kıskandı oda hediye istedi onada yeni bir telefon almışlar ve durumu böyle çözmüşlerdi. Yalnız rıza oyunu sadece tatillerde oynayacaktı anlaşma böyledi rıza kabul etti aslında rıza cep telefonu istiyordu ama eroö yaşı küçük diye almıyordu ve seneye almayı düşünüyorlardı çünkü erol ilk telefonunu 8. sınıftayken almıştı rızada mecburen kabul etti ve tatil bitmeişti rıza oyun oynuyordu gerçi erolda oynuyordu rıza babasıyla oynuyordu oyun ama nuray erol oynadığı zamn sen çoçukmusun gibi laflar söylüyordu. Ama erol dinlemiyordu ve bazen rızaya ble vermiyordu oyun kolunu rıza ise baba bunu bana almadınız mı niye sen oynuyorsun diyordu erolise hadi len diyordu ve bu konuda nuray tabi oğlunu destekliyordu .ve sonunda tail bitti sayılı gün çabuk geçiyor ya oyun oynamak artık yasaktı rızaya ama hafta sonu oynayabilirdi gerçi rıza hep internetteydi olsun erol oynuyordu onun yerine ama nuray ne zaman erol oyun oynamaya kalksa kızıyordu sen koskoca adamsın oyun mu oynuyorsun diye . erol dinlemiyordu her akşam eve gelince oyun oynuyordu durum böyle olunca nuray oyunu kaldırdı zaten rıza da oynamıyordu ders çalışıyordu sorumluluklarını bilen biriydi rıza çünkü erol ve nuray iyi yetiştirmişlerdi onu ve mutlu bir aileydiler ve mutlu şekilde yaşamlarına devam ediyorlardı insan hayatta başka ne isterki değil mi aradan zamn geçti ve yine sınav gülsahın ikinci dönemin viveleri başladı ve erolda vizeler başlayınca çok yoğun çalışıyordu rızayla bile ilgilenemiyordu düşünün yani evinde ki çoçuguyla bile ilgilenemiyordu nurayda yoğundu aslında ama hani derler ya yuvayı dişi kuş yapar diye onun için o rızaya zaman ayırıyodu .ve vizler bitti eroö karsınıda oğlunuda gönlünü aldı ve bir sürpriz yapmıiştı hafta sonu gülsahın yanına izmire gideceklerdi çünkü gülsah gelemiyordu bu sefer kendilerindeydi sıra ve hafta sonu gelince izmire gittiler ve izmire varınca bir otele yerleşip gülsahı aradılar .çok sevinmişti gülsah anne ve babasını karşısında görünce biraz şaşırmıştı gözlerine inananamamıştı onun için sürpriz olmuştu . o akşam gülsahın yurdundan izin alıp Gülşah’la beraber zaman geçireceklerdi ve gülsahta anne ve babasının yanında otelde kalmak istemişti . durum böyle olunca kabul ettiler ve hafta sonunu beraber geçirmişlerdi ve erol kayıt için gelipte gezemediği yerleri gezdirmişti onlara akşamları da ise sinema , tiyatro gidip eğlenmişlerdi ve sonun da Pazar günü gelmişti akşamına Giresun’a döneceklerdi ve bu yüzden Pazar akşamına Giresun döndüler ve pazartesi ders var tabi ki ve pazartesi olunca iş başı yapıldı . Erol derse girmeyi çok seviyordu . hayatında ki en mutlu günü derse girerek yaşıyordu çünkü öğrencilerine bir şey verdikçe onlarla bir şey paylaştıkça mutlu oluyordu zaten hayalide üniversitede öğretim görevlisi olmasının sebebi de buydu insan işini severek yaparsa işinde başarılı olur ve hayatta mutlu olmayı başarır Erol da işini severek yaptığı için işinde başarılıydı ve hayatta mutlu olmayı başarmıştı ve dahası mutlu bir evliliği üniversiteli bir kızı ve dahası ortaokula giden bir oğlu vardı bunun için mutlu olmamak için bir sebep yoktu aslında rıza oğlu aynı babasıydı .hal hareketleri hatta konuşması babasının çocukluğunu andırıyordu.bu yüzden Erol tabi bana benzeyecek kimin oğlu gibi laflar söylüyordu. Aradam zaman geçiyordu zaman her zaman su gibi akıp gidiyor değil mi? Ve bu yüzden yine sınav geldi hayatımızda bu sınavlar bitmek bilmiyor çünkü bizim bu hayatta aslında bir sınav bu yüzden nereye giderselim gidelim sınav karşımıza çıkar ve aslında bu sınavlar bir şeye ulaşmak istiyorsak onun karşılığını verme zorundayız bu sınavlarda hedeflerimizin karşılığında vermemiz gereken şeylerdir.ve gülsahın vizelere başladı ve yine vizeler üniversitede bitmek bilmeyen vizeler Gülşah biran önce vizeleri verip kısada olsa ailesinin yanına gelmek istiyordu çünkü çok özlemişti onları ve birazda evin ilk çoçoğu olduğu için hani derler ya el bebek gül bebek büyümek deyimini işte aynen öyle büyümüştü ama hiç şımartmamışlardı erolun şımarıklığa hiç tahammülü olmayan bir insandı öğrencilerini de öyle yetiştirmişti erol öğrencilerine ve çokçuklarına vermek istediği tek eğitim vatanını seven insanlar yetiştirmek ti aslında bunu başarıyordu . çünkü öğretmenlik mesleğinde sadece pozitif bilimler öğretmek değil bu vatanı milleti anlatma tarihimizdeki Çanakkale savaşını ve kurtuluş savaşını nasıl beraber olup kazandığımızı anlatma ve birlikten kuvvet doğacağını öğretmektir ve aradan zaman geçti gülsahın vizeleri bitmişti ama gelemiyordu giresuna aslında gelmek istiyordu bir haftalığına ama erol hayır derslerini ihmal etme demişti eninde sonunda börüşeceğiz Allah ömür verdikçe diyordu hem telefonla konuşuyoruz ya sen şimdi derslerine bak demişti ve gülsah hep babasının sözünü dinlerdi ve bu seferde öyle yapmıştı aradan zaman su gibi akıup geçiyordu ve bir bakmıştı ki finaller gelmişti . gülsah finallere bir an önce girip hemen ailesinin yanına koşmak istiyordu ailesi onu Gaziantep de bekliyordu gülsahta Gaziantep ‘e geldi aslında erol ve Gülşah ne zaman Gaziantep’ e gelseler beraber bir şeyler yapabiliyorlardı giresunda iş güçten gidemiyorlardı bir yerlere aslında giresunda da yapıyorlardı ama gaziantepde ki gibi sı sık sık yapamıyorlardı artık rızanın biran önce liseyi bitirmesini ve biran önce Gaziantep’e taşınmayı düşünüyorlardı durum böyle olunca Gaziantep de kalacak bir yer bulmaları lazımdı Erol bu yüzde Gaziantep de Karatışta bir daire aldı aslında Giresun’u da seviyordu ama nede olsa insanın en çok mutlu olduğu yer ve diama özlediği yer doğup büyüdüğü yerdir hem Nuray’ın ve Erol’un ailesi Gaziantep’te yaşıyorlardı ve artık aileleriyle ve akrabalarıyla birlikte yaşamak istiyordu. Nuray’da aynı Erol gibi düşünüyordu gerçi Nuray ve Erol tüm karaları beraber alırlardı ve Nuray hep Erol’a destek olurdu Erol’da aynı şekilde ona destek olurdu çünkü birbirlerinin görüşlerine saygı duyuyorlardı ve birbirlerini ölümüne seviyorlardı. Gaziantep’te bir ay kaldıktan sonra Gülşah anne bu sene 2 haftalığında olsa Antalya’ya gidelim mi hem geri döneriz Antep’e dedi ve Erol’da olabilir aslında dedi ve iki haftalığına Antalya’ya gideceklerdi ve rezervasyon yaptırdılar ve gittiler ilk gün Erol Antalya’yı gezdi diğerleri ise otel delerdi ikinci gün Nuray’lar denize filan girmişlerdi Erol ise yine Antalya’yı gezmekle yetindi Erol Osmanlı devletine hayran olduğu için ondan kalan eseleri gezip görmek isterdi ve bu yüzden gittiği ilk şehirde ilk önce müzeleri gezerdi Giresun’a ilk geldiğinde de öyle yapmıştı zaten çünkü müzedeki eşyalar bizim geçmişimiz diye düşünüyordu ver geçmişini bilmeyen insan geleceğinize bilmez Erol ancak tatilin dördüncü günü otelde kaldı ve artık zaten eyle yorulmuştu ki artık tatilinin geri kalanını otelde dinlenerek geçirmek istiyordu ve akşamları da sosyal etkinliklere katılıyordu ve o akşam konser vardı ona gitti sabah olunca otelde kaldı ve denizdi filan daha sonra ikindin olunca Nuray’la beraber vizyona yeni film girmişti ona gittiler daha sonra sinemadan çıktıktan sonra biraz baş başa Antalya’yı gezdiler ve saat ona yaklaşıyordu otele geldiler. Çokçukları merak etmişlerdi .geldiklerinde
    Gülşah;
    - anne baba nerdesiniz merak ettik sizi
    Erol;
    - merak edecek bir şey yok her zaman siz mi? Geç kalacaksınız bu seferde biz kaldık dedi
    öyle böyle derken iki koca hafta bitti ve Gaziantep’e geldiler geri ve yine ramazanlık gelmişti oruç tutacaklardı aile hep oruç tutuyordu rıza bile oruç tutuyordu hem de sınava hazırlanıyordu tatil diye derslerini ihmal etmiyordu çünkü rabbimiz bize o kadar nimetler vermiş ki saymakla bitmez ama karşılığında bizden ibadet yapmamızı istemiş orucu da emretmiş o zaman her müslümanın oruç tutması lazım değil mi öyle olması gerekir ama kimseyi zorlayamazsınız aslında bu kim olursa olsun aklı yerinde ise hep çocuğunuz olsa dair çünkü din gönülden yapılan bir iştir ve insan dinini kalbinde yaşar bu yüzden zorla yapılan ibadette sayılmaz aslında ve ramazanlığın ilk günü evde kaldılar ve evde açtılar iftarlarını daha sonra ikinci günü Nuray’ın anne sinlere gittiler ve o akşam orada kaldılar çünkü daha Gaziantep’e taşınmamışlardı ve böylelikle ramazanlığı bir gün orda bir gün burada davetlere giderek geçirdiler ve bayramın birinci günü ziyaretlere gittiler tabi ilk gün gel gitler bitmedi anca üçüncü günü müsait oldular ve müsait olunca Erol aldığı evi gösterdi . onun için oraya gittiler yeni aldığı evi görmeye gittiler
    gülsah;
    -anne bu ev kimin
    Aslında gülsahın haberi yoktu gaziantepe taşınacaklarından
    Nuray;
    - kızım biz artık gaziantepe taşınacağız rızada liseye burada devam edecek
    gülsah bu habere çok sevinmişti artık babasının kızıya oda usanmıştı artık git- gellerden ama taşınmalarına daha vardı evi almışlardı ama rıza daha oraokul sekinci sınıfa yeni geçmişti ve liseye daha 1 yıl gibi süre vardı ama erol sayılı gün tez geçer diyordu . ve sonunda ramazan bayramı geldi önce Erol’un anne babası gile gittiler gerçi hep orada kalıyorlardı daha sonra Erollarda ziyaret bitince nurayın ailesinin yanına gittiler daha sonra bayramın ikinci günü Erol’un akrabalarını üçüncü günü Nuray’ın akrabalarını ziyaret edeceklerdi. Bayramın birinci günü sadece önce Erollara gelen misafirleri daha sonra da Nuraylara gelen misafirleri ağırlamışlardı bayramın ikinci günü Erol’un büyük ablası Belkıs ablasını ziyaret etmişlerdi daha sonra canan ablasını ziyaret etmişlerdi ve küçük kardeşi de kendilerinin yanına gelmişlerdi aslında büyük ablaları da gelmişlerdi ama kendisi onlardan küçük olduğu için ayrı ayrı yine ziyaret etmişti. Evin tek oğluydu Erol ama yinede hiçbir zaman şımarmamıştı zaten şımarıklığa tahammülü de yoktu . daha sonra Erol’un amcalarını, teyzelerini, dayılarını daha sonra nurayın kardeşlerini, amcalarını,teyzelerini,dayılarını ziyaret etmişlerdi büyükten küçüğe doğru ve bayramın bittikten sonra Gülşah’la Rıza da izin alarak sinemaya gitmişlerdi Erol’la, Nuray ise öğle yemeği yemişlerdi beraber biraz yaşlanmışlardı eskisi gibi genç değillerdi ama ilk günkü gibi seviyorlardı birbirlerini ve bu yüzden fırsat buldukça beraber etkinlik yapıyorlardı ve yemekten sonra beraber sinemaya gittiler ama çokçuklarını gittiği sinemadan farklı sinemaya ve daha sonra eve geldiler Gülşah ve rıza çoktan gelmişlerdi. Daha sonra bayram bitmişti zaten ama okulun açılmasına bir ay vardı. Gaziantep’te kalacaklardı ama Gülşah;
    - anne ben Giresun’u gözledim kalan bir ayım da orada beraber geçirsek olmaz mı? Dedi
    tabi böyle deyince olur deyip Giresun’a gittiler . sayılı zaman tez geçtiği için Gülşah kalan bir ayı hep ailesinin yanında olarak geçirmek istiyordu. Tabi öyle isteyince öyle olmuştu. ve bu sene bitince Gaziantep’e taşınacaklardı ve kendisinden eğitim bekleyen yeni öğrencilerine kavuşacaktı bu arada rıza öyle bir ders çalışıyor ki yani sanki onun gibi bir öğrenci bir daha dünyaya gelmeyecekti SBS sınavı yaklaşıyor diye kafasını dersten kaldırmıyordu ve Gaziantep!e taşınacakları için Gaziantep fen lisesini istiyordu Erol, Gülşah’la hep ilgilenmişti rıza’yla da ilgileniyordu ama Nuray rızanın iyi bir lise kazanması için onunla daha çok ilgileniyordu aslında Erol da daha lise sınavı diye pek umursamıyordu ama hele bir liseye geçsin ipin ucunu eline alır bu çalışmadan daha ağır çalışmaları görürdü aslında hep Erol’un işleri yoğundu bu aralar ailesiyle bile pek fazla zaman geçiremiyordu ki ve şu hayatımızda bitmek bilmeyen sınavlar var ya işte vizeler haftası yine başlamıştı zaten vizeler haftası başlayınca Erol hep yoğun olurdu çünkü Erol işini severek yapar ve önemserdi bu yüzden aslında yoğun olması ve sonunda vizeler haftası bitti ve sonunda ailesine zaman ayıra bildi böylelikle onlarında gönüllerini almış oldu zaten sorun olmazdı buda pek çünkü Erol çalışmayı seven biriydi ve birde şu Gaziantep’e taşınma meselesi vardı bu yüzden onunla da uğraşıyordu ama yinede kız milletinin nazımı biter naz yapınca Erol onları ilk önce akşam yemeğine ve daha sonrada sinemaya götürerek biraz mutlu etmişti. Rıza başlangıçta gelmek istememişti benim dersim var diye ama Erol biraz ara ver şu derse diyince gelmişti nasıl bir öğrenciydi bu rıza devamlı ders çalışıyordu bu yönünle annesine çekmişti çünkü Nuray’da öğrenciyken hep ders çalışırmış. Gülşah’ta tabi ki babasına çekmişti onunda vizeleri iyi geçmişti ve kurban bayramı da yaklaşıyordu bu yüzden Gülşah yine İzmir’den Gaziantep’e geçeceklerdi bu yüzden Gülşah İzmir’den Gaziantep’e geçti daha sonra ailesini burada karşıladı ve iki aydır görmemişti ailesini bu yüzden özlemişti tabi ailesini ailesi de kendini özlemişti hep nedense Gaziantep’te görüşüp hasret gideriyorlardı sanki Gaziantep buluşma noktaları olmuştu ama az kalmıştı bu sene Gaziantep’e taşınacaklardı ve artık kendisi ailesini havaalanında beklemeyecek ailesi kendisini bekleyecekti ama hiç şikayetçi değildi ailesini beklemekten ve Gaziantep’e taşınmaları için rızanın okul bitmesi lazımdı ilk önce ve kurban bayramı geldi ve her zaman kurban bayramında olan telaş ve aynı eziyetler başladı daha sonra kurban kesildi telaş bitti mangal yapıldı . gelenek böyle kurban bayramında ve ne yapılması gerekiyorsa o yapılıyordu ve bazı insanlar kurban bayramı gelince hemen tatile çıkıyorlardı ve kurbanı da bağış yapıyorlardı ama ancak kurban bayramının amacı bu değildi. Ve Erol böyle düşünüyordu aslında beklide yanlış düşünüyor olabilirdi ve kurban bayramı gelince sabah bayram namazından çıkıp eve geldiler ve daha sonra kahvaltıdan sonra kurbanı kasaplar kestiler ve daha sonra paylar ayırtıldı ve Erolların evi burada olmadığı için kesip hepsini dağıtıyorlardı ve kendileri ise annesini kurbanından yiyorlardı tabi ki de ve daha sonra anne sinlerin de kurbanı kesildi ve beraber mangal yaptılar ve kurban bayramında mangal keyfi başka oluyordu ve daha sonra mangal keyfi bittikten sonra sıra geldi büyükleri ziyarete geldi sıra ve bayramın ikinci günü olmuştu ve birinci günü fırsat bulamamışlardı ziyarete pek ve daha sonra biraz ziyaretten sonra tekrar Erollara geldiler ve o akşamı orada geçirdiler ve daha sonra sabah kalktıktan sonra tabi yine ziyarete gittiler bayram bu hep ziyaretlerle geçiyordu ve akşam olunca da Nuray’ın ailesinin yanına geldiler ve bu akşamda orada kalacaklardır ve o akşamı da orada geçirirler ve sabah olunca Nuray anne sinlerde kalır Erol ise lise arkadaşlarıyla buluşacaktır ve onun için çıkar ve arkadaşlarıyla bulaşmaya gider ve uzun yıllardan beri görüşememişlerdir ancak telefon ve internet aracığıyla görüştükleri için unutmamışlardır birbirlerini ve bu yüzden hepsi Gaziantep’te olunca buluşmuşlardı ve akşam olunca Erol kaynanası gile geldi ve Nuray’ı alıp anne sinlere geçecekti ancak kaynanası bu günde burada kalın diyip ısrar edince kaldılar ve o geceyi de orada geçirdiler ve sabah olunca orada kahvaltı yapmayıp dışarıya çıkıp ailecek kahvaltı yaptılar ve artık bayram bitmişti ve bayram bittince de Gülşah İzmir’e gitti ve Erollar ise Giresun’a geldiler ve bayram biteli baya olmuştu ve bu sene Allah kısmet ederse Gaziantep’e taşınacaklardı bunun için ilk önce rızanın okul bitmesi gerekiyordu onu da okulu fazla kalmamıştı artık son yedi sekiz ay kalmıştı bu yüzden yavaş yavaş toparlanmaya başladılar ve Gaziantep için hazırlık yapıyorlardı artık aslında Giresun’u da seviyorlardı ve neredeyse otuz yıldır Erol buradaydı ve alışmıştı bu şehre ama Erol artık görevine doğup büyüdüğü yerde devam etmek istiyordu ve Giresun da ki evi de satacaktı ve Nuray evi satmasına karşı çıkmıştı ilk önce yazları gelip gideriz diyordu Erol ise çok uzak nerede gelip gideceğiz diyordu ve durum böyle olunca Nuray da kabul etti ve daha yedi sekiz ay vardı daha satmayacaklardı sadece öyle düşünüyorlardı şimdilik ama eninde sonunda satılacaktı ve zaten Gaziantep’te evde almışlardı ve Gaziantep’te evleri vardı ve değerli eşyalarını göndereceklerdi kargoyla Erol’un özelliklede kitap ve eserleriydi çok değer verirdi kitaplarına ve Gaziantep’te ailesinin yanında da kitapları vardı hiç atmamıştı o kitaplarını ve o eski öğrenciyken odasındaki kitapları halen duruyordu ve annesi hiç karışmamıştı odasına ve bıraktığı gibi duruyordu ve üniversiteden sonra pek evde kalamamıştı yılın sekiz dokuz ayını Giresun da kalarak geçirmişti ve sadece iki üç ay Gaziantep’te kalabiliyordu ancak ve dört yılı böyle devam etmişti ve daha sonra yüksek lisans dr. Derken bir türlü kalmak nasip olmamıştı hepsini Giresun üniversitesinde yapmıştı ve yine Giresun üniversitesinde araştırma görevlisi olup tezini tamamlayıp Yrd. Doçent olmuştu ve doçent olduğunda da kızı doğmuştu ve profesör olduğunda da oğlu doğmuştu ve durum böyle olunca memleketten uzak kalmıştı uzun bir süre ve bu yüzden artık memleketini özlemişti ve bu yüzden biran önce memleketine yerleşmek istiyordu ve artık yaşamının sonuna kadar memleketinde yaşayacaktı ve artık Allah daha ne kadar ömür verirse Gaziantep’te kalacaktı çünkü seviyordu Gaziantep’i ve Nuray’da Gaziantepliydi ve insana doğup büyüdüğü yer güzel geliyordu ve bu yüzden Nuray da biran önce Gaziantep’e taşınmak istiyordu ve Gaziantep’e taşınmak onu da mutlu edecekti daha sonra gel zaman git zaman final dönemi de bitmeye gelmişti ve Gülşah’ın da finalleri iyi geçmişti tabi Erol gibi bir insanın kızıydı ama Gülşah derslerine hep çalışıyordu ve okulu da dereceyle bitirmek istiyordu ve bu yüzden çok çalışması gerekirdi ve Gülşah bunun farkındaydı o yüzden de hep çalışıyordu ve finaller bitmişti ve bu tatilde Gaziantep’e gidemeyecekler ve Giresun da kalan son işlerini tamamlayacaklardı zaten Gaziantep’e taşınmalarına da az kalmıştı ve Gülşah bu yüzden Giresun’a son kez gelerek vedalaşacaktı ve annesine yardım edecek ve biran önce toparlanacaklardı ve yavaş yavaş başlamışlardı toparlanıyorlardı ve bu yüzden tatilde imkansızdı ve artık son dört ay kalmıştı taşınmalarına ve rıza hiçbir şeye yardım etmiyordu derslerine çalışıyordu çünkü SBS sınavına girecekti ve bu yüzden pek yardım etmesini istemiyorlardı ve zaten hep dershanedeydi aslında dershaneye gitmesine gerek yoktu babası profesördü ondan ders alsa yeterdi ama babasını sadece akşamları görebiliyordu hem babası çok yoğundu ve kedisi de pek dershaneden eve gelmiyordu ve sadece babasını gördüğünde çözemediği bazı soruları çözdürüyordu ve ailede yavaş yavaş toparlanmayı bitirdiler ve bir kısım eşyaları gönderdiler ve Gaziantep’te Erol’un annesi ve babası karşılayacaktı eşyaları ve Erolların evine yerleştireceklerdi ve eşyaları karşıladılar eve yerleştireceklerdi durum böyle onunca Nuray’ın da annesi yardım etti ve gerçi gelen eşyalar o kadar ağır eşyalar değildi zaten ve beyaz eşyaları Gaziantep’te yeniden alacaklardı ve burada ki ağır eşyaları da satacaklardı çünkü ağır eşyayı götürmeye değmezdi ve daha sonra tatil bitti Gülşah İzmir’e gitti ve Nuray bu karmaşık evde tek başına kalmıştı aslında pek işte kalmamıştı ve önemli olan eşyalarının çoğunu da göndermişlerdi hem de ağır eşyalar da yerinde satılacaktı ve tatil bitmişti okullar açılmıştı ve zaten tek çabuk geçen aylar tatil ayları değimlidir tabi bu tanım öğrenciler için geçerlidir ve aslında Erol tatilleri pek sevmezdi ve tatil aylarında bile bir şeylerle uğraşır boş boş gezmezdi ve durmayı hiç sevmezdi ve beklide oğlu ve kızı bu kadar ders çalışıyorlardı ama Erol onlara hiç baskı yapmamıştı ders çalışın diye çünkü zorla yapılan işten hayır gelmeyeceğini biliyordu ve Giresun_da son aylarını geçiriyorlardı ve son dört ayları kalmıştı ve biran önce bitmesini istiyorlardı aslında Giresun’dan ayrılmak o kadar da kolay gelmeyeceklerdi onlar için neredeyse bir otuz senedir buradadırlar ama artık işte memleket bir başka oluyor y6a orada yaşamak istiyorlardı o da Allah ne kadar ömür verirse o kadar yaşayacaklardı ve zaman geçti ikinci dönemin ilk vizeleri başladı ve son iki ay kalmıştı taşınmalarına ve vizeler haftası da bitince Gülşah Giresun’a geldi aslında okul ara vermemişti ama iki hafta devamsızlık hakkını kullanacaktı ve şimdiye kadar hiç devamsızlık yapmamıştı bu yüzden erol kızmadı devamsızlık yapmasına ve evde satılmıştı ve artık evde misafir gibiydiler ve zaman su gibi akıp geçti ve final haftası başladı ve Erol ne zaman final haftası olsa yoğundu ve Giresun’da ki son iş yoğunluğuydu ve final haftası bitti okul tatil oldu ve Gaziantep’e taşındılar
    ve böylelikle doğduğu memleket te taşınmışşlardı ve burada yaşamaya devam ettiler gaziantepteki yaşamları bir sonrakişnde









      Forum Saati Salı Tem. 25, 2017 6:40 pm