Giresun Üniversitesi Türkçe Topluluğu

Türkiye'den erişim engeli nedeniyle yeni adresimiz: turkcetoplulugu.weebly.com

Nar Ağacı
Nazan Bekiroğlu
(%25 İndirimle)
Beyaz Türkler K.
Alev Alatlı
(%25 İndirimle)
turkcetoplulugu.weebly.com Topluluğumuzun yeni adresi
Kendini Açma
B. Çetinkaya

    ÜÇ NOKTANIN SÖYLEDİĞİ( A.TURAN ALKAN)

    Paylaş

    bilal öksüz

    Mesaj Sayısı : 9
    Kayıt tarihi : 12/10/09

    ÜÇ NOKTANIN SÖYLEDİĞİ( A.TURAN ALKAN)

    Mesaj  bilal öksüz Bir Paz Haz. 20, 2010 12:02 pm

    KİTABIN ADI :ÜÇ NOKTANIN SÖYLEDİĞİ
    YAZARIN ADI :A.TURAN ALKAN
    YAYINEVİ :ÖTÜKEN NEŞRİYAT-İSTANBUL(BEYOĞLU)
    BASIM TARİHİ:1995(son basım 2005-8.baskı)
    SAYFA SAYISI:259

    KİTABIN YAZILIŞ AMACI :
    YAZAR HAKKINDA VE KİTABIN YAZILIŞ AMACI HAKKINDA
    Yazar bu kitabı kendinde emeği geçmiş herkese takdim ettiğini ve bizi dảr-ı dünyada ifade edebilecek tek ifade vasıtası olan Türkçenin güzelliğine sunduğunu ifade etmiştir.Yazar muhtemel okurlarına nasıl bir fayda sağlayacağını bilmediğini ama; vitrine konulmuş her kitabın okuyucunun herhangi bir türden ihtiyacına cevap vermek zorunda olduğu fikrindedir.Yazarın kitabındaki yazılarından da anlaşılacağı üzere sözün kudretine daima inandığı ortaya çıkıyor.Yazar her zaman Türkçeyi güzel konuşanlar zümresinden olmak istediğini ve bu vadide ne kadar nasipsiz olduğunu öğrendiğini belirtiyor.Yazın hayatına Türkçenin büyük ustalarını daima zaptolunmaz bir hasetle okuduğunu ve onların yazılarını tamir etme cüretinde bulunduğunu ifade ediyor.Bilerek veya bilmeyerek ustalarını taklit ettiğini ve neticede taklidin öğrenme usullerinden biri olduğunu fark ettiğini söylüyor.Sizlere yazarın önsözünde yazdığı son cümlesiyle yazar hakkında bilgiyi bitiriyom:“Siz de hoşgörünüz; bu kitapta rastlayacağınız bütün güzellikler, değerine arzedilmiş olduğu makamdan alıyor;nahoşluklar ise bana ait.”

    KİTABIN İÇERİĞİ :Kitabın Bölümleri
    İnsanlığın Kırık Kadehi ya da Kaybedilmiş Dava
    Gönül İhtilafları
    Resim Altı Yazılar
    Hele O Çikmaz Sokaklar
    Yazar kitabının giriş kısmında insanlığın yaratılış tarihinden söz etmekte ve bu konuda meşhur sosyolog Ali Şeraitinin görüşlerinden bahsetmiştir. İnsanların aynı kökten gelmelerine, aynı çevreyi, dini ve ideali paylaştıkları halde onları farklılaştıran şey Dr. Şeraiti ’ye göre onların farklı işlerle uğraşmaları olduğunu yazmıştır. İlk cinayet sayılan Kabil ve Habil olayında Kabil’in Habil’i öldürmesinde Kabil’i cinayete iten şey yaradılışı değil, sınıflı topluma ve özel mülkiyete yol açan hayat tarzının ta kendisi olduğunu ifade etmiştir.Bu konuda ise Batı’nın çok kötü bir rol oynadığını belirtiyor ve kitabın diğer bölümlerinde de sık sık Batı’yı eleştiriyor.Bu bölümde üzerine değindiği konulardan biri ise “Çevre” konusudur.Çevre konusu temizleme kampanyası açan entel amca ve teyzelerin çözüm arayışlarıyla değil, büyük devletlerin ve doğaya zarar veren sanayi ülkelerinin bu konuya çözüm arayışları getirmesi ile sonuç vereceği kanısındadır.Yazar çoğunlukla kitapta, Türk Milletinin geçmişten beri güçlü ve bilinmez yapısından ve Türk Milletinin kurduğu devletler yıkılsada yerine yeni bir Türk Devletinin kurulacağı fikrinden bahsetmektedir.Ayrıca Namık Kemal ve Nietzsche’dört yaş daha büyük olduğundan ve Nietzsche’nin eğer bizim geleneklerimize ve kültürümüze göre yetişmiş olsaydı nasıl bir insan olacağından bahsetmiştir.Yetmişli yıllardan bahsederek, o zamanın ne kadar iyi olduğunu, gençler arasında iki arkadaşın farklı görüşlere sahip olupta fikir alış verişinde bulunduklarından bahsederken hiçbir aksiliğin çıkmadığını belirtiyor; taki içlerine sokulan yabancı bir kişinin karşıt görüşe sahip diye bir gence silah sıkmasına dek.Yazar yer yer günümüz gençlerinin kendi benliğinden çıkıp, kültürünü kaybetmek üzere olduğuna değinmiş.Muhalefetin iyi bir şey olduğunu ve böylece farklılığımızın altını çizme imkanı bulucağımızı, onaylayan ve sessiz kalan çoğunluğun dışında ferdiyetimizi işaret edeceğimizi yazmıştır.Ayrıca yazarın yazılarından anlaşılacağı üzere Osmanlı gelenek ve kültürüne hayranlığı ve geçmiş yanlısı bir kişi olduğu belli oluyor.Geçmişteki bir tıraş reklamında oynayan Ali Desedo'nun ne kadar içten olduğundan ve doğallığından bahsetmektedir.Yine başaka bir yazısında ise şahsiyetli ve bilge olan yabancı sanatçılara dostlarım diye hitap ettiğini görüyoruz.
    Yazar yazılarını deneme türünde yazmış olsada her konu kendi içinde bağlantılıdır.Yazar farklı konulara değinmiş zannetsekte konular arasında bağ kurmamızı ve konulara farklı bakış açısıyla bakmamızı istemektedir.
    Konularını ise günlük hayatta rastlayabileceğimiz fakat ayrıntısına takılamayacağımız konularadan seçmiş hayatta olapğana şeylerin altındaki gerçekliği anlatmaya çalışmıştır.

    KİTABIN DİL VE ÜSLUBU:Kimileri yazar hakkında çok ağır bir dil kullanmış dese de ben buna katılmıyorum.Biz günümüz gençliği öyle gereksiz öyle anlamını bilmediğimiz özellikle kendi dilimize mensup olmayan yazıları öğreniyoruz ki geçmişimizdeki dilimiz zenginliğinden mahrum bırakıyoruz kendimizi.Normalde bilmemiz gereken fakat bilmediğimiz kelimeleri kullanmıştır yazar.Günlük 300-500 kelime ile konuşan biz gençlik haddimiz olmadan üstad diyeceğimiz kelime zengini bir insanı eleştirme küstahlığında bulanabiliyoruz.Yazar her denemenin içinde kendi akıcılığını sağlatmıştır yazılarına.Ayrıca kitap eleştirisinin "Kitabın Yazılış Amacı" kısmının son parağrafında ki yazarın cümlesinden ne kadar üslup sahibi olduğu anlaşılıyor.Ayrıca yazar çok mütavazi olduğunu da yazılarında belli ediyor.

      Forum Saati Çarş. Mart 29, 2017 7:08 am