Giresun Üniversitesi Türkçe Topluluğu

Türkiye'den erişim engeli nedeniyle yeni adresimiz: turkcetoplulugu.weebly.com

Nar Ağacı
Nazan Bekiroğlu
(%25 İndirimle)
Beyaz Türkler K.
Alev Alatlı
(%25 İndirimle)
turkcetoplulugu.weebly.com Topluluğumuzun yeni adresi
Kendini Açma
B. Çetinkaya

    SAKLI SEVDAM

    Paylaş

    1001100057

    Mesaj Sayısı : 1
    Kayıt tarihi : 15/12/10

    SAKLI SEVDAM

    Mesaj  1001100057 Bir Çarş. Ara. 15, 2010 12:16 pm

    SAKLI SEVDAM
    Günlerden perşembe sabahı ..yorgunum ama uyanmam gerekiyordu..Yirmi dakika sonra işe gitmem gerektiğini bildiğim halde uykum vardı.Gece gec de yatmamıştım oysa.Kaltım hazırlanmam için bi kac dakıkam vardı..Alel acele bıseyler yaptım cıktım evden.İş yerine vardıgımda bir kalabalıkla karşılastım.Herkes birbirine bakıp bişeyler diyordu ama ne oldugunu bılmedıgım bır durumla karsılastım.İçeri girdigimde Aynur Ablanın yattıgını gördüm.Ne olmustu derken bır ambulans sesi aksetti kulagıma.Yüzü bembeyaz olmustu.Acilen hastaneye gitmesi gerekiyordu.Cantamı aldıgım gıbı bende cıktım.Hastaneye vardıgımızda doktor herşey için gec dedıgınde kalakaldım öylece.Ailesi allahım selda duydugunda...Ben nasıl diyecektım aynur ablanın öldüğünü,nasıl diyecektim onun bir daha gözlerının ıçınde buyuyen Selda'ya onun yoklugunu nasıl anlatacaktım.Bir an basım döndü kendıme hakim olamadım.Doktor bey bana birşey oluyo derken bayılmışım.Gözlerimi açtıgımda basımda bekleyen birini gördüm.
    -Nasılsınız iyi misiniz ?
    Bi anda dengemi saglayamamıstım.Kısık bi sesle :
    -İyiyim bana ne oldu?Aynur abla nerde?
    -Sakin olun acınızı anlıyorum.Ailesıne haber verdik onları bekliyoruz.
    -Selda Selda!Geldi mi peki ?
    -Selda?
    -Aynur Ablanın kızı yanı öldüğünü söylediğiniz kişinin kızı.Üç yasında tatlı masum ve artık öksüz bi kız...
    -Kalkmayın henüz iyi degılsınız!
    -Kalkmam lazım Selda gelmeden toplanmam lazım.Ona annesının gelecegını anlatmam lazım.Ufacık o yıkılmasına engel olmam lazım.Babası zaten yasamıyo onu halası getırecek buraya.Sizden ricam benım konusacaklarımı onaylamanız.
    -Peki siz nasıl istiyorsanız öyle olsun.
    Kalktım dısarı cıktım bi kız sesı gelıyordu..Sagıma soluma baktım.Karsımdan gelıyordu Selda ..Yüzünde ufacık bi masumluk ve ürkeklık vardı.Kucagıma aldım .
    -Hoşgeldın prensesım napıyosun bakıyım?
    -İyiyim annem nerde...prenses annem nerde

    -Presesim annen iyi o şu an sadece biraz rahatsız ve uyuması gerekiyor..biraz dinlenmesi gerekıyormus.bak doktoru da burda hadi gel ona soralım annemızın neyı varmıs ?
    -Aşkın Bey annemızın hiç bişeyi yok sadece uyuması gerekıyor dinlenmesi için demi.
    -Evet sadece biraz dinlenmesi, uyuması gerekiyor.Çalışırken çok yorulmus ...
    -Gördün mü prensesim annemızın bırseyi yok..hadi gel bakalım bi odanın camından.
    Selda'ya belli etmemek için aglayamıyordum.Çok daralmıstım.Onu göremeyeceği bir odanın camına yaklaştırdım.Arkası dönük yatan bir hasta bulmustum..
    -Bak prenses annemiz dinleniyor onun hiç bir seyi yok gördün mü ?Ağlama ama anne duyarsa o da üzülür .Hadi gel şimdi seninle en sevdıgımz şeyi yapalım..
    -Şeker yiyelim pamuk şeker !
    -Tamam prensesim hadi yiyelim ama önce bi doktorun yanına gidelim sonra cantamızı odadan alalım gidip yiyelim.Önce sen kucagımdan bir in asagıya..Sen görmeyeli kocaman kız olmussun.Taşıyamıyorum cimcimem ben seni artık.
    Oturdu bir koltugun üstüne gözlerimin içine bakarak beni bekliyordu.Aşkın Bey'e cenaze işlemlerine başlamalarını söyledim.Çıkış yapmaları için belli bir miktar para gerektiğini söyleyen Aşkın Bey'
    -Siz işlemleri başlatın ben ödeme yapacağım.
    dedim.Aşkın bey :
    -Tamam Bilnur Hanım dedi.
    Selda'yı alıp çıktım.Döndüğümde herşey hazır olacaktı ama Selda'yı nereye bırakacaktım.Köşede pamuk şeker gördük.
    -Prensesim hadi yiyelim sonra ben senı bir yere bırakacagım.Orda salıncaga bineceksın.Seninle bir abla ilgilenecek onu üzme oldu mu ?
    Küçücük bedeni ile herşeye göğüs gerebilecek bir bünyesi vardı .Sessiz sakin tavırları vardı.Benim gözlerimin içine bakıyordu.Aglama diyecek gibi bakıp durdu..Sıkıldıgını söylemeye calısıyordu..Uykusu geldıgını düşündüm.Geri hastaneye gittik.Halasına onu eve götürmesini söyledim.Bende cenaze işlemlerini yürütecektim.Kucağımdan inmek istemiyordu.
    -Prensesim aksam olmadan geleceğim yanına şimdi evinize git .halan seni bıraz uyutsun sonra anne üzülür seni yorgun görürse ....
    Gönlü olmuştu.Halası ile gitmeyi kabul etti sonunda.
    Selda'nın gittiğini görünce hastaneye döndüm.Aşkın Bey'in odasına gittim.Kapıyı tıklattım.
    -Buyrun!
    -Bilnur Hanım siz miydiniz?Buyrun şöyle oturun.ne içeriz?
    -Sıcak bişeyler olursa sevınırım.Dışarısı soğukmuş.
    -Çay söyleyelim o halde
    -Olur farketmez Aşkın Bey .
    -Selda ile aranızda güzel bi bağ var.Sizi de seviyor sanırım.Eşiniz veya çocuklarınız şanslı olmalı.Sizin gibi bi eşe ve anneye sahipler..
    -Bir an durup gülümsedim.Selda ile aramızdakı bag onun yasındayken bende öksüz büyüdüm.Ama ben selda kadar şanslı değildim.Evli degılım bu yuzuk annemın bana bıraktıgı tek hatıradır.
    Aşkın Bey durakladı biraz.Ne diyeceğini şasırdı.Bana dönerek
    -Özür dilerim Bilnur Hanım
    Dedi..Önemi yoktu.Çünkü alışmıstım böylesi durumlara.
    -Önemli değil .Özür dilemenıze gerek yok herkes sizin gibi yanılgıya düşüyor.Alıştım bu durumlara diyerek gülümsedim.
    Çayı yudumladıktan sonra şu işlemleri halletsek iyi olacak dedim.Kalktık.Gerekli tutarı ödedikten sonra çıkış yapıldı..Öğle ezanından sonra mezarlığa götürülecekti.Bazen kendi durumum aklıma gelir oldu.

    Sessizce bir köşeye çekilmiş ezanın bitmesini bekledim.Aynur ablanın yerınde sankı benım annem yatıyordu.Ben bi yönden şanslıydım annemi son kez bile olsa görmüştüm.Selda'ya o şansı vermek içler acısıydı.Anlatamazdım ki annesinin yaşamadığını.Cenaze defnedilmişti.Oturdum mezarın basında hoca da gitmişti.Şimdi içimi boşaltabilirdim.Aşkın Bey'in sesi geldi.Şaşırdım arkamı döndüğümde o da burdaydı..
    Siz demeye kalmadı.Acınızı az çok biliyorum sizi yalnız bırakamazdım.Ne diyeceğimi şaşırmıştım.Sustum kafamı önüme eğip hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım.Kendime engel olamıyordum.düşüncelerim çok karışıktı.yalnızca selda'yı düşünmüştüm o an..allahım ona nasıl diyecektım annesının olmadığını..İçinden çıkamaıyordum düşündükçe..Akşam olacaktı.İşyerıne gectım.Bilnur hanım diye birisi seslenıyordu.
    -Evet Damla Hanım birşey mi oldu:
    -Bilnur Hanım Aynur Abla'nın iş çıkışı gerekiyor siz ilgilenecem demiştiniz
    -Ben unutmuşum onu telaşede yaa!Tamam Damla hatırlatman iyi oldu.Selda'nın üstüne bir hesap oluşturalım..Ahh!Aynur Abla gözünden sakındığın kızını kimlere bıraktın..
    -Birşey mi dediniz Bilnur Hanım.
    -Yok canım sana demiyorum kendi kendime .....
    Durup düşüneceğim en başta bu konu var artık..
    -Damla Hanım bi bakabilir misiniz?
    -Buyrun Bilnur Hanım
    -Bana Aynur Abla'nın ev adresini bi verir misin?Gidip Selda'yı görmem gerekli.
    -Tamam Bilnur Hanım ben masanızın üstüne koyarım.
    -Olur canım bekliyorum seni..
    Dışarıyı seyrederken aklıma Doktor Aşkın geldi.Benimle ilgilenmesi hoşuma mı gitmişti.Bir an aklıma gelen konuya yaa.Saçmalama Bilnur halletmen gereken daha öncelikli bir konu var.Sen ise ne düşünüyorsun..Masanın üstünden aldım gereken kağıdı.Bilmediğim bir semtti sanırım.Çıktım dısardan ilk gelen arabaya bindim.
    Gittiğimde kapıyı çalarken baya zorlandım.Bir ses geliyordu Selda'nın sesi geliyordu bir yerden.Baktım bi dışardan geliyordu sesi..Prenses senin dışarda ne işin var.
    -Prenses neden ağlıyorsun.Birşey mi oldu tatlım.Ağlama bakalım .
    -Annem neden gelmiyor ?
    -Gelecek tatlım merak etme .Birlikte karşılayacağız anneni .Sen ağlama bakalım.Hadi halanın yanına gidelim.Kapıyı çalalım tatlım.Halan seni merak etmiştir bir daha dışarı çıkma bak hava da soğuk..
    -Merhaba Fikriye Hanım nasılsınız görüşmeyeli..Selda'yı odasına bırakalım o biraz oynasın odada biz konuşalım biraz sizinle.
    -Seldacım sana bebek aldım hadi gel onunla oynayalım biraz odanda.
    Fikriye Hanım Selda'yı ne yapmayı düşündünüz yanınıza alacak mısınız?Malum Selda'nın yaşı da küçük onunla ilgilenilmesi gerekli.
    -Bilnur Hanım benim bakmaya gücüm yok.Selda ile ilgilenecek yaşta değilim.aklıma yurtlar geliyor ama bilmiyorum.Selda'yı vermek istemesem bile maddi durumum da yok.Anlıyor musunuz Bilnur Hanım?
    -Size de hak veriyorum Fikriye Hanım ama Selda'yı yurda vermek ....Bir şekilde yolunu bulmamız gerekli.Peki Selda'nın başka bir akrabası yok mu Fikriye Hanım?
    -Bilnur Hanım Aynur ve benden başka Selda'yı vereceğimiz bir kişi yoktu.Bu şu anda da bundan öncede böyleydi.En iyisi yurt Selda için en azından ilerde eğitimini de tamamlar.
    Nasıl göz göre göre verebilirdim ki Selda'yı.O bana Aynur Abla'nın emaneti.Allahım nasıl yapacaktım.Ne yapmam gerekti.Aklım yıne buz gibi şaşmıştı.Çok iyi düşünmem gereken bir konum vardı artık.Fikriye Hanım ben çıkıyım yavaş yavaş.Halletmem gereken şeyler var.Ben yarın yine geleceğim.Selda'yı öpün benim için.

    Sabah erken kalkmak yine beni zorluyordu.Ama halletmem gereken bir olayım var.Selda'ya ne yapmam lazımdı.Önce bu durumu bir de Aşkın Bey'le konuşmam gerekiyor.Birşeyler atıştırmam lazımdı.Ne yeyip ne içsem diye düşünüyorum.Bi çözümüm var ama herşeyi düşünmem gerekiyor.
    Kapıyı çaldığımda bir ses gelmedi.bir kez daha tıklattım.Aşkın Bey'in odasına girdiğimde kimse yoktu.Gelen hemşireye sordum.Gleceğini söyledi.Oturdum içerde.Bazı dergiler vardı ilgimi çeken.Onları incelemeye başladım.Bazı yazılar ilgimi çekti.Annelikle ilgili şeyler vardı.Doğum dergisiydi.Bebeklere bir ilgim vardı küçüklüğümden beri..Aklıma yıllar öncesi geldi.Bir bebek istemiştim annemden .Alamamıştı .Ağladığımı hatırlıyorum.Şimdi çocuklara bakıyorum herşeylerinde bir mutluluk saçılıyor gözlerinden.Hoşuma gidiyor onların gözlerindeki ışıltıyı seyretmek.
    -Hoşgeldiniz Bilnur Hanım
    -Aa sizin geldiğinizi farketmemişim.
    -Dalmışsınız dergilere.Baktığımda yüzünüzde tebessümler vardı.
    -Evet hoşuma gitmiş bakıyordum öylece..Sizinle konuşmak istediğim bir mevzu vardı ama öncesinde o gün yardımlarınızdan dolayı teşekkür ederim.
    -Ne demek görevimiz Bilnur Hanım
    -Bir başka konusmak istediğim konuda az çok tahmin etmişsinizdir . O gün ölen Aynur Abla'nın kızı hakkında.Ailesınden bir halası var Aynur Abla'nın ve başka kimsesi yoktu.Aynur Abla'da ölünce Selda'ya bakmak için bir kişi gerekli.Halası yaşlı bir kadın.Konuştuğumda kendisine zor baktığını ve Selda'nın sorumluluğunu alamayacak kadar yaşlı olduğunu belirtti.Sizden yardım etmenizi isteyecektim.Bna bir yol gerekli.Selda'yı yurda bırakmak istemiyorum.Ama ne yapacağımı da bilmiyorum.Bundan dolayı başınızı ağrıttım biraz .
    -Güzel düşünmüşsünüz yurt biraz sıkıntılı olabilir.Ama eninde sonunda bir şekilde ona bir ev ortamını sağlamamız gerektiğini düşünüyorum.İşimiz zor biraz ama düşünmeye değer.Peki sizin aklınıza başka bir çözüm gelmiyor mu ?
    Aslında benim aklıma gelen en güzel fikirdi ama nasıl başedecektim bu yükü kaldırmaya bana yardımcı olacak , destek verecek biri gerekiyordu..Aklım karışıyordu bir kaç gündür düşündüğüm konu beni değiştirmişti.İçimde farklı duygular mı beliriyordu ?
    -Var benim aklımda bir düşüncem ama nasıl olur bilmiyorum.Biraz sorumluluk isteyen bir düşünce.Ama Selda için en güzel çözüm bu.Selda'yı ben yanıma almak istiyorum.Düşünüyorum ama henüz karar vermek için herşeyi göze almam gerekiyor Aşkın ..
    İlk defa Bilnur Hanım ismimle hitap etmişti.Kaç gündür tanıyorduk ama o iş yerimde bana ismimle hiç hitap etmezdi.Ona karşı içimde birşeyler oluşuyordu söyleyemediğim.İlk kez bu heyecanı yaşıyordum..Bana birşeyler söylüyordu ama ben gözlerine takılı kalıyordum.Bi anda elim ayagıma dolaşıyordu gözleri gözlerime değdiğinde.Düşüncelerim hiç bu kadar karışmamıştı.
    -Haklısınız Bilnur Hanım.
    -Sizde benim gibi uzun uzun düşündünüz...Düşünülmesi gereken bir konu bu.
    -Evet öyle de siz en iyisine karar vereceğinize inanıyorum .
    -Birgün bir kahve içelim birlikte.Size Selda'ya olan ilgimi anlatıyım.
    -Memnun olurum .Siz ne zaman isterseniz o zaman görüşelim.Bu sefer kahveler sizden ama bir başka sefer de bende olsun.
    -Gülümsedim.Olur tabiki.
    Ne diyeceğimi ne yapacağımı bilmediğim bir dönemdi benim için.İşlerime odaklanmaya fırsatım yoktu.Damla Hanım'ın verdiği notlardan bakıyordum olan bitene.Bugün Aşkın Bey'e de kahve içelim derken aynı duygular yine depreşiyordu.Anlam veremıyordum.Çözemiyordum bu yaşadığım duygularımın kararsızlığını.Bir yandan da Selda'nın durumu beni korkutuyordu.Düşüncem güzeldi ama ben ona nasıl sahiplenecektim.Gün gelirde bir akrabası çıkar sorusu içimi kurcalıyordu.Ona alıştıktan sonra vermek bana ağır gelirdi.O halde yapmam gereken birşey vardı Aynur Abla'nın ailesini araştırmak ve Selda'yı öyle sahiplenmek...
    Bir yerden başlamak gerekiyordu.Nüfus müdürlüğünde çalışan bir bayan arkadaşım vardı.Onunla irtibata geçmem işime yarayabilirdi.Bir araştırma daha düşmüştü bana.Aynur Abla'nın çıkışını yapmıştık.Onun parasını Selda'nın üstüne bir hesap açıp yatırmak....Baya işim vardı ama bugün yeterince yorulmuştum.Yavaş yavaş gözlerim kapanmaya başlıyordu.Yatağıma kalksam iyi olacaktı..Başladığım bir kitap vardı.Bir iş adamının yaşantısını anlatıyordu.Kendimle bağdaşan bir romanı okumak zevk verecekti ama gözlerimde o gücü bulamadım.En iyisi uyumaktı .Yastıgımı bulabilsem ..

    Gün yine tüm güzelliği ile basmıştı yatağımın üstünü.Uyanmam gerekiyordu.Daha Selda'nın yanına gideceğim,iş yerine uğramam lazımdı.Herşey birikmişti üstüste.Bugün biryerden başlamak gerekiyordu.Nüfus Müdürü Sultan Hanım 'ı bana bi bağlar mısın Damla konuşmam gereken birşeyler var.Sonra da kahve içmek için güzel sakin bir mekan ayarlar mısın?Bugün biraz erken çıkma gerekli.Sultan Hanım'la bi konuşuyum önce gerekli bilgilerin bir dökümanını alalım bakalım nelerle karşılaşacağız.Sultan Hanım'dan bir döküman gelmiş olması lazımdı Damla bir bakar mısın?Gelmiş sanırsam.alıp incelemeniz için üç saatiniz var.İstediğiniz yeri de araştırdım sizin için.Baktığımda Aynur Abla ile ilgili farklı şeyler görüyordum.Yaşadığı yeri biliyordum ama kaçtığı eşinin evli olduğunu bilmiyordum.Yaşadıkları yer yazıyordu önce oraya gidip bir kızının oldugunu hatırlatmam gerekiyordu.Selda'yı yanıma alıp gitmem gerekiyordu.
    Selda'nın yanına gittim kapıyı yine bana halası açmıştı.
    - Merhaba Fikriye Hanım sizinle konuşmak istediğim bir konu var.
    -Buyrun Bilnur kızım.Tabi konuşalım.
    -Ben öncelikle sizinle şunu paylaşmak istıyorum.Selda'yı ben büyütmek istiyorum yanıma alıp sizinde izniniz olursa.Daha sonra da Aynur Abla ile ilgili bazı şeyler araştırdım.Sizden bana yardımcı olmanızı istiyorum.
    -Tabi kızım oluyum daSelda daha üç yaşında onunla ilgilenmen zor olmayacak mı?Böyle birşeyi düşündüğüne göre çok düşünmüş olman lazım.Sana birtakım şeyler sormak istiyorum kızım.Sen Selda'ya bakarken çok içten bakıyorsun.Sanki onun yerınde sen varsın,sen yaşıyorsun ona öyle sıcak bakıyorsun ki bu benim hoşuma gitti.
    -Teyzecim aynı şeyi bende yaşadım çünkü.Bazen Selda ile kendimi karşılaştırıyorum.Onun gözlerindeki ışıltı, Aynur Abla'nın Selda'ya olan sevgisini en iyi ben biliyordum.Acı bir durum ama Selda az daha zaman geçince Aynur Abla'yı aramaya başlayınca ona ne diyeceğimizi ben düşünmek istemiyorum.Ufacık daha nasıl diyebileceğiz annesinin olmadığını.Onu uzak tutmamız gerekiyor herşeyden.
    Haklıydım ama elimden gelen birşey de yoktu.Eninde sonunda öğrenecek ve yıkılacaktı.
    -Peki teyzecim babası neden hiç aramadı bu zamana kadar.Benim anlamadıgım Aynur Abla'nın da bana hiç anlatmadıgı bir durumdu bu.
    -Boşver kızım o konuyu ne sen sor ne ben cevaplayım.Zor bir durumdu.Anlatmadıysa Aynur onunla gitti geçmişi de.Sen birşeyler içer misin ne ikram ediyim sana.
    derken aklıma yenı geldı.Aşkın Bey'le görüşecektim .Teyzecim benim çıkmam lazım sabah geldiğimde Selda hazır olursa sevinirim onunla çıkmamız gerekiyor.Biraz zaman geçirelim birlikte.Bana alışkın zaten yanımda sıkılmaz sizde dinlenmiş olursunuz..
    -Peki kızım iyi olur tabi.
    Alel acele aklıma gelen bir kahve sözüm vardı.Yine bir heyecan oluşmuştu.Farkında olmadan birşeylerin olduğunu biliyordum.Çantama koyduğum kağıdı bulamıyordum.Uf nerdeydi bu kağıt.Gideceğim yeri bilmeden yürüyordum.Buldum sonunda.Hızlı hızlı ilerleken arkamdan bir ses geliyordu.Birileri bağırıyordu.Arkama döndüm baktım orda anlamadığım bir olay oluyordu.Durakladım geçtiğim bir bakkalın önünde ağlayan bir kadın vardı.Biri ona bağırıyordu , neler oluyordu orda.Geri döndüm olayın ortasına gitmiştim.Teyze yerde aygın baygın yatıyordu biri ona yüksek sesle bağırdıkca olay büyümüştü..
    -Neler oluyor burda durun neden bağırıyorsunuz?
    -Siz karışmayın!
    -Teyzecim neyiniz var
    -Dokunma o bunları hak etti
    -Bi susar mısınız ? Hastaneye gitmesi gerekli durumu iyi değil ne istiyorsunuz yaşlı kadından.Çekilin çekilin başından!
    -Aman ne hali varsa görsün.Al senin olsun.
    Aşkın Bey'i arayıp hastaneye geçmesini söylemem gerekti.ciddi bir şeyler olabılırdı..
    -Teyzecim iyi misiniz siz ...Ambulans ambulans ! Çağırın biri yok mu yardım edecek.Teyzenin durumu iyi değil.Neden hiç kimse yardım etmiyor?Yetişin çabuk gitmesi gerekli durumu iyi değil.Gözlerini açmıyor.Ambulans geldi acilen gidelim .
    Yine siren sesleri çalıyordu.Yine kulaklarım o acı sesle irkiliyordu.Dayanamıyorum bu sesi duymaya.Sedye geldi hastanede hemen acile aldılar.Aşkın gelmişti.Neden bu acılar hep beni buluyor neden ?
    -Ağlama!Tamam birşey yok sakin olun aglamayın...
    Arkadaşlar siz odaya alın ben geliyorum.Siz benim odama geçin size bir sakinleştirici göndereceğim onu için ben geleceğim.
    Ayaklarımın üstünde duracak gücüm yoktu.Yürürken zorlanıyordum.Odaya geçtim.Oturmadan camdan dışarısını seyrediyordum.Yağmur başlamıştı hava sessizliğini bozuyordu.O da boşaltacaktı tüm biriktirdiği, patlayamadığı sakinliğini bozacaktı.Öyle güzeldi ki hava.Yağan yağmur da benim gibi boşalmış , gök delinmişcesine yağıyordu..Evine koşuşanlar vardı.Elinde şemsiye yagmurda yürüyenler vardı.Elele tutuşmus evini arayan anne ile kızı bile vardı.Herkes mutluydu neden ben hala mutlu değildim.Sakinleşmişti hava.Aşkın içeri girdi bir anda.
    -Nasıl teyze birşeyi var mı?
    -Yok iyi merak etmene gerek yok birazdan görürsün zaten.
    -Senin neyin var geldiğimde yüzün bembeyaz olmustu.
    -Aklıma gecmısım geldi.Annesını kaybeden yıkılan ufak bir kız çocugu geldi..O gun size anlatacagım bırsey var demıstım buydu işte .Zamanında herseyden mahrum kalan anne sevgısı gormeyen bır kız cocugu.Hersey zamanla ustune gelen , insanların acımasızlıgı altında hayata tutunan , sürekli çalışması gerektıgını söyleyen bir akrabası..Bayramlarda bazen yagmur yagardı.Aslında yagmur bazen benım bugun oldugu gıbı ıcıme yagmıstı .Süreklı susardım.Okulda annen ne iş yapıyo baban nerde calışıyo dedıklerı zaman sadece susar hızlıca sınıftan cıkardım..Yapmak istedıgım gercekleştırecegım o kadar cok hayalım vardı kı.En basta annemi iyi etmek.Ona okulum bıtınce ben senı iyi edecegım demıstım.Kaydı gitti ellerimden.Tutamadım onu.Şimdi Aynur Abla'nın kızını kendı yerıme koyup sevıyorum.Ellerinden tutup ilerde benimki gibi bir geçmişi olmaması için ugrasacagım..
    -Ne diyeceğimi şaşırdım.Haklısınız anlattıklarınız kolay atlatılabilecek birşey değil..
    Bir gün iş çıkışı Aynur Abla yanıma geldi.Konuşmak istediğni söyledi.Oturduk bir bankın üstüne bana birşeyler anlatmak istediğini söylemişti.Dinlemeyi sevdiğimi biliyordu ama çok karamsar bakıyordu ilk kez bana.Durakladı.Suskunluğunu gözleri anlatıyordu.İçinde bir fırtına kopuyoru ama anlatmakta zorlanıyordu.Bir süre denizin yüzümüze vurduğu rüzgar üşütmüştü.
    -Kızım ne olacak ?
    derken anlamamıştım ne demek istediğini.Bana hastalığından hiç bahsetmemişti o zamana kadar.Kurtulamayacağım demişti.Aklımdan o gün çıkmıyor bir türlü.Ben yine kurtaramadım kendimi.Hayatta ağladığında içimi yakan bir çocuktu Selda.Hala habersizdi annesinden .Gelecek diye bekliyordu bir gün çıkıp gelecek.Bilmiyordu herşeyden habersizce oyuncaklarıyla oyalanıyor,evlerinin önündeki küçük parkta oyunlar oynuyordu.Beni gördüğünde yanımda annesini arıyordu.Gözleri annem nerde , ne zaman getireceksin onu bana diyordu.Suskundum sesim çıkmıyordu .Yutkunuyordum getireceğim diyordum ..Aslında o an benim için herşey suskunluğa bürünüyordu.Bir sorumluluk gerekiyordu almaya korktuğum bir sorumluluk...
    -Yurda versek bir süre bildiğim iyi yerler var.Sizin içinde iyi olur ..
    -Bilmiyorum ki yapabilecek mi?Daha ilgiye ihtiyacının oldugu bir dönemde.Herşeyden de habersiz şu an.
    -Orda bir çok çocuk kalıyor ve hepsinin de bakımına özen gösteriyorlar.Sizin ilgilenmeniz zor görünüyor.İşleriniz de var onu bırakıp çıkacaksınız sonuçta.
    -Doğru söylüyorsunuz.Bunu düşünmem gerekli.Ben bi teyzenin yanına uğramak istiyorum.
    -Tabi buyrun birlikte gidelim.
    Gittiğimizde teyze çıkmış gitmişti.Anlaşılan durumu iyiydi.Benimde artık gitmem lazımdı.Günlerin yorgunluğu vardı üstümde.Evime gittiğimde takvimim yirmibirinde kalmıştı.Bugün ayın yirmisekiziydi halbuki.Zaman ne hızlı akıp gidiyordu.Bir koşuşturmaya dönen hayatıma şekil vermek istediğim halde hep aksilik çıkıp beni buluyordu.Ne yapsam da hep hareketli hayatım olmuştu.Kitap okumak için bile fırsatım yoktu artık.Yatsam iyi olacaktı.
    Sabah olmuştu bile.Ne zaman uyumuştum ne zaman sabah olmuştu.Daha yorgundum kalkmak da istemiyordum .Biraz daha uyusam iyi olacaktı derken kapı çalmaya başladı.Yine kimdi gelen acaba...
    Kapıyı açtığımda Selda ve halası karsımdaydı.Ne olmuştu bu saatte.Selda ağlıyordu hıçkıra hıçkıra.Ne olmuştu birşeyi mi var Selda'nın teyzecim..Gel bakalım prenses ağlama bakalım ne oldu sana.Annemin yaptığı bebeği aldılar elimden diye ağlıyor.Neden ki alırız sana bir bebek daha hadi ağlamayı bırak artık.Kıyamam gözleride kıpkırmızı olmuş.Hadi gel sesninle benim bebeğime bakalım.Benimde var sana onu veriyim mi?Buyrun geçin sizde içeri.Hadi seninle benim odama gidelim derken kucağımda uyumuş kalmıştı.Yatağıma yatırıyım ben onu.Siz oturun teyzecim ..
    - Ne ikram ediyim size ben kahvaltı yapmadım birlikte birşeyler yiyelim.
    -Olur kızım bende yardım ediyim mi birlikte hazırlayalım .Kusura bakma senin de düzenin bozuldu tamamen.Selda seni istemeseydi rahatsız etmezdim seni sabah sabah..
    Neyse olmuştu olan kafanıza takmayın .Ben birşeyler cıkarıyım gelin biraz konuşalım sizinle .Ben bir süre düşündüm Selda için en doğru kararı vermekte .Aynur Abla'nın öldüğü gün hastanedeki doktor ile de paylaştım size söylediklerimi.En doğru karar yurt diye düşünüyoruz ama sizin de kararınızı sormak isterim.Sonuçta siz ne derseniz öyle olacak.
    Düşündü içini çekerek.Ne diyeceğini bilmiyordu.Hala acısı vardı.Daha iki hafta olmuştu.Benim sorduğum şey ise saçma olmuştu.
    -Neyse teyzeciğim şimdi boşverin bunu düşünmeyi.Gelin birşeyler yiyelim.Sonra çıkar size alışveriş yaparız...


    O gün en mutlumuz Selda'ydı.Benim sakladığım annemden kalan tek hatıranın verdiği mutluluk vardı.Bense aklım karışmış bir şekildeydim.Toplamaya zorlanacağım bir hayatın en gizemli yerindeydim.Duygularım anlamsızlığa bürünmüş beni gün gün şaşırtıyordu.Gözlerine bakmaya çekinir olmuştum anlayacak diye korkar vaziyetteydim.Saçma mıydı bu yersiz bir tavır mıydı yoksa ..Anlamsızlığa bürünmek miydi?Neydi bu yaşadığım duygu karamsarlığı.Aşkın gözümde farklıydı. İlk kez birine farklı duygular beslemek miydi beni şaşırtan?Onun bana karşı ne hissettiğini bile bilmiyordum oysa.Sabah kahvaltımda aklıma o gün geliyordu.Bana sadece ismimle hitap etmesi beni önemsiyo anlamına mı gelmekteydi?Bunları düşünürken unuttuğum şeyler de vardı.Yapacağım bir yurt dışı seyahati ..Araya neler girdi tamamen aklımdan çıktı gitti.
    Gitmeme hayli zaman vardı.Şu bir ayda başımdan geçen olaylara bakıyorum da hem bu seyahat beni dinlendirir diye düşünüyorum.Ne kadar kalacağım belli olmayan bir seyahatti oysa.Belki de dönmeyecektim bir kaç ay.Neyse işlerimin yoğunluğunda beni de dinlendirecek birşeylerin olması gerekti.
    Günlerden pazar.yapacak birşeylerim olsaydı keşke derken telefonum calmaya başladı.İiçimden yine işle ilgili şeyler geliyordu.Teslim etmem gereken önemli dosyalar vardı ama onu gün içinde yapmayacaktım.Telefona baktığımda şaşırmıştım.Aşkın arıyordu.İnanamadım bir anda.Pazar pazar niye arıyordu acaba birşey mi olmuştu?
    Açtığımda tiz bir ses geldi kulağıma.Bir anda heyecanlanmaya başlamıştım yine.Bana yine ne oluyordu.
    -Müsaitseniz birlikte birşeyler yapabilir miyiz.Hava da güzel eğer isterseniz size bahsettiğim tekne gezisine çıkarız.
    -Bilmem olabilir .
    -Tamam o zaman birazdan sizi almaya gelsem sorun olmaz demi.
    - Yok bir sorun olmaz ..
    Ne giymem lazımdı.Tekne ile gezi de varmış.Saat kaç yarım saatte nasıl giyinip çıkacağım şimdi ben..Odama koşmaya başlamıştım.Of ne yapıyordum ben böyle.Herhangi birşey giyip cıkacaktım.Neden bu kadar kendimi kasıyordum ki..
    Zil çalmaya başlamıştı.Açtığımda karşımda yine bakışlarımı kaçırmaya başlayacağım dakikalar başladı..Buyrun geçin isterseniz birşeyler ikram ediyim demeye kalmadı elimden tuttu kapıyı kapattı hadi gidelim dedi.Elimi tutuşuyla dışarda olmam arasında saniyeler vardı.Ne oluyordu demeye kalmadı.
    -Hadi bu güzel günü değerlendirelim.boşver şimdi bak hava çok güzel dışarda içeriz birşeyler.Hem seninle konuşacağım şeyler var.Ama ondan önce bizi bir tekne bekliyor.
    -Ne teknesi bizi niye bekliyor...
    -Bırak şimdi soru sormayı hadi geçikeceğiz..
    Apar topar tekneye geçtik.Kimsede yoktu tekne hareket etmeye başlamıştı.Noluyordu demey kalmadan teknenin önüne hareket ettiğimizde bir sürü gül vardı yerde.Ne oluyor demeye kalmadı.Aşkın karşıma geçmişti.Sana birşeyler demeyi çok isterdim ama ben fazla edebiyatı iyi olmayan biriyim.Ama bildiğim tek kelimeyi uzun zamandan düşündükten sonra demeyi istedim.
    -Seni seviyorum Bilnur.Sımsıcak kalbini , anlamsız utangaçlığını , gözlerinde kaybolmayı seviyorum.Benimle evlenir misin?Bunun cevabını senden şu an istemek vardı ama şaşkınlık içindeyken doğru bir karar veremezsin.Böyle işte benim hayatımda ilk kez böyle birşeyi yapıyor olmam en az senin kadar beni de şaşırttı..
    Ne diyeceğimi ne yapacağımı bilmeden bir mutluluk bürümesiyle kalakaldım öylece.Ne cevap vereceğimi bilmiyordum.Aslında bu benim kendime bile söyleyemediğim bir kalp atışımın olduğu anlamsız gördüğüm şeydi.Adını sevgi koyduğumuz güzel bir mutluluktu ..Beklemediğim bir mutluluğa boğulmuştum.Elindeki gülü uzattı aldığımda yine gözlerinin içi ışıl ışıldı.Beni de mutlu edebilirdi o gözler..Cevabını kendim biliyordum ama nasıl söylenirdi onu da bilmiyordum ki..
    -Cevabımı vermek istiyorum ama hala şaşkınım.Hiç beklemediğim birşeyi yaşattığın için farklı bir mutluluk var içimde ..Seni hayatımda görmek bana mutluluk verecek.
    -Yani cevabın evet değilmi?
    -Evet...
    Biz konuşmaya dalmışız tekne bizi bir güzelliğin içine götürmüş ve etrafı seyredeceğimiz gezeceğimiz bir alana gelmişiz.Hadi inelim görülmeye değer bir yer olduğu için getirdim seni..
    -Kaptan bizi dört saat sonra almaya gelecek.Hadi şimdi sana burayı gezdiriyim.
    Etraf yemyeşildi ilkbahar yüzünü gösterdi iyice.Bir çok güzelliğin olduğu bir yerdi.Bizim gibi bir sürü gezmeye gelenin içinden geçiyorduk.Herkes mutlu bir pazar turundaydı.Orda bir çok kişiyle tanışmıştım.İçimden gecen Selda'nın da olmasıydı..İki ay geçmişti aradan .
    Artık ağlamıyordu.Benim yanımda kalmak hoşuna gidiyordu.Her hafta sonu birlikyetdik sadece bu hafta Aşkın ile gezme fırsatım olmuştu.Gezerken saat ne çabuk geçmişti dört saati dolu dolu geçirdim.Bana papatyalar arasından taç bile yapmıştı.Bakarken gözleriyle büyülüyordu.Başımda yaptığı tacla teknenin gelmesini beklemiştik.Elimi tutuyordu birşeyi anlatırken benden tüm benliğimi alıp götürüyordu.Kaç yıldan sonra gülmeyi öğrenmiştim artık mutluydum.
    Aniden bir sesle uyanmak ve gördüğüm herşeyin ancak bir rüya olduğunu anlamak üzmüştü.Böyle bir şeyin olması imkansızdı..İçimi çekip gelen sese odaklandım.Garipten sesler mi duyuyorsun artık diyerek kendimi tekrar uykuya vermek istercesine yatmıştım.Aynı sesten yine geldi.Kalktım ..Baktım etrafa hiçbirşeyin olmayışına inat mıydı bu sesler ..Saçma sapan bir sesti işte büyütme artık.Kalkıp işyerine gitmem lazım ben hala yatakta bir sesin peşinden koşuyorum.Ne yapacağımı bilmiyordum.Gördüğüm rüya ise sadece bilinçaltıydı.Ama beni mutlu etmeye yetmişti.
    Kalkıp adımladım.Yolda benim gibi bir sürü insan işe gidiyordu veya birşeylere yetişme çabasındaydı.Çocuklar okula gitmek için araba bekliyorlardı bu durakta sıra fazla olur en iyisi diğerine adımlayım.Telefonuma bir baktım saat de gelmişti.Damla arıyordu geciktim tabi ondandır.Açtım bana önemli birşeylerin olduğunu acilen şirkete gelmem gerektiğini vurgulayan tiz bir sesi vardı.Taksiyle geçsem iyi olacaktı.
    Ne oluyor Damla birşey mi var?Acilen gel deyince telaşlandım.
    -Bilnur Hanım sözleşme imzalayacaktınız unuttunuz mu?
    -O benim aklımdan tamamen çıkmış.Peki diğer iş adamları geldi mi?Çok mu geciktim ya?
    -Yok Bilnur Hanım fazla değil size haber ettiğimde gelmeye başlamışlardı.Ben birşeyler ikram ettim geleceğinizi söyledim siz telaşlanmayın bu önemli bir sözleşme ve yapacağınız sunumu da koydum masanın üstüne.
    -Tamam o halde ben giriyorum ara ara içeri gel sende .Sana ihtiyacım olacak.
    Yapacağım sunum hayatımın her bölümünde etkili olacaktı.Telaşlandım sakinleşmeye vaktim yoktu.Girdiğimde benden birşeyler bekleyen dört kişi masadaydı.Sunumu elime alıp başladım projemi anlatmaya.Sakinlemiştim kendimden geçmiş bir halde projeyi anlattım.Bu benim ve şirketimin büyümesi demekti.Elimden gelenın en iyisini yaptığımı düşünüyorum.
    Son kelimem dinlediğiniz için teşekkür ederim deyip sunumu kapatmaktı.Damla ile göz göze geldim.Soğuk terler atıyordum.Su alabilir miyim Damla?
    Kararlarını bildireceklerini söyleyip gitmişlerdi.Damla'nın dediğine göre beni pür dikkat dinlemişlerdi ve yüzlerinde olumlu düşüncelerin belirdiğini gözlemlemiştim.Burdan iki ay uzak olacaktım bu projemi beğenip sözleşme masasına oturursak eğer.Selda'yı artık bir yurda vermem gerekliydi.Benim kontrolüm altında olması ikimiz için de sağlıklı değildi.Keşke halası bakabilecek durumda olsaydı diyerek iç geçirdim.Yarın da bu konuyu halletsem iyi olacak derken Damla girdi içeri.Teprik ederim Bilnur Hanım sunumu birlikte hazırladık ama sizin ağzınızda daha da şekillendi o proje.Bence olumlu sonuçlar ile gelecekler tekrar.
    -Bilmiyorum Damla birşey demek için erken tabi ama benimde gözümden kaçmadı .Dikkatle dinlediler.YÜzlerindeki ifade de olumsuz değildi.Bide bu proje için çalışmalarımızı en iyi sen biliyorsun.
    Bilnur Hanım azimli , hırslı , istediğini elde edecek kadar güçlü bir o kadar da hassas bir bünyesi vardı.Tanıdığım ilk gün de aynı güleryüzü vardı şimdi de.Benliğinden ödün vermiyordu.Onun bu kararlı yapısı şirketin herşeyinde etkiliydi.Bu projeden de başarılı sonuç alacağını biliyorum.Aklıma takılan iki ay burdan uzak olacaktı.
    Aklıma takılan gittiğimde nelerin değişeceğiydi.Geldiğimde Aşkın hayatımda olacak mıydı diyorum kendi kendime.Aramızda hiçbirşey yokken bunu neden düşünüyorsam .Kendime itiraf edemesemde onu sevmeye başlamıştım bile.Hayatımda olmasını istiyordum.Ama onun ne düşündüğünü bile bilmezken kendimi avutmanın saçma olduğunu kendime haykıramamak kötüydü.Durmadan içimi gıcıklayan bir sesin peşinden gitmek de istemiyordum.Hadi onunda bir sevdiği varsa bunu aklıma getirmeden kendimle ilgili planlara onu da dahil ediyordum.Oysa herşey olabilirdi.Selda'yı son bibrkez daha görüp yurda teslim ettim.Aynur Abla'nın emanetine sahip çıkacaktım ama elimde değildi.Onu da yorucu maratonuma dahil edemezdim .Gece aklımdan geçirdiğim tüm herşeye perde çekip uyumuşum.
    Projemi başarılı bulmuşlar ve şirketimle çalışacaklarının haberini vermişlerdi.Hazırlıklara başlayım yolculuk görünüyordu kesin bir şekilde.Nasıl gitmeden görebilecektim onu diye düşünmeye başladım.Sanırım bu saklı sevdayla gidecektim Amerika'ya.Döndüğümdede o olmayacaktı belkide.Kafamda herşeyi kurgulamıştım saçma sapan düşüncelerle beynimi yoruyordum.Zaten yeterince yorgundum.En iyisi gitmeden hastaneye uğramaktı.Biraz veda biraz ayrılık vardı bu sevdanın içinde.
    Gitmeme birkaç gün vardı.Oraya götürmem gereken herşeyi Damla ayarlıyordu ama gözden geçirmem gerekliydi herşeyi.Hastaneye gideceğim gün bile bir hazırlık içindeyken o aklımdan çıkmayan tek şeydi.Gittiğimde odasında değildi.Beklemeye alınmıştım yine.Geldiğinde şaşkın bakışlarına maruz kalırcasına gözlerinin içi gülmüştü görünce.Beklemiyordu beni.Nasılsınız ? derken bile sesim titriyordu .
    -Hoşgeldiniz Bilnur Hanım sizi görmek ne güzel.O günden sonra bir daha görüşemeyiz diye düşünmüştüm mutlu ettiniz beni.Ne içersiniz ne ikram edelim misafirimize derken yüzünde ki gülümseme görülmeye değerdi.İçimden kopan fırtınaları bir bilseydin keşke diyerek iç geçirdim.Sana karşı hissettiklerimi bir bilsen Bilnur ...
    Biraz zaman geçti konuşmaya dalmışken gideceğim konusuna girmek için can atarcasına kelime oyununa girmiştim.Amerika'ya gideceğim gitmeden sizi de görmek istedim Aşkın Bey.Bi teşekkür borcum vardı .
    Nasıl yani gidecek miydi beni bırakıp derken birden ağzımdan kaçan kelimeyi toplamak bir hayli zor olacaktı.
    -Beni bırakıp gidecek misin?
    -Anlamadım birşey mi dediniz ?
    -Evet niçin gideceğinizi sordum.
    İki gün sonra gideceğim.İki aylık bir şirket seyahati benimki.Şirketim ve kariyerim için önemli..
    O bunları derken ben nasıl sevdiğimi söyleyip ona engel olacaktım.Hayatının kararını vermiş hazırlanmış ve gidecekti.Benimse onu durdurmam bir hataydı ancak.Bu sevda saklı kalacaktı en iyisi de buydu artık.Olmaz bir sevdanın peşinden koşmak vardı sanırım ...
    Bana dur dese kararımdan vazgeçerdim.Oysa benim farkımda bile değildi.Kalksam iyi olacaktı.Düşüncelerimde vardın ama gitmem gerekli.Hayatımın kararıydı bu.Dönünce görüşmek dileğiyle...
    Yolculuk günü gelmişti.Damla eşlik edecekti bana havaalanına kadar.Aşkın'ın geleceği süpriz olmuştu.Kafamı kaldırdım karşımdaydı .Yine içime düşürmüştü gözlerinin yeşilini.Bakmaya kıyamıyordum ki.İki ay görmemeye dayanacak mıydım onu bile bilmiyordum.
    Uçağa bindiğimde aklımda bir tek soruyla gidecektim.Acabalarla dolu bir döneme girdiğimin farkındaydım.Oysa hayatta düşüncelerim şimdiye kadar hep işlerimdi.Düşünmediğim duygular kabardı içimde.Bilmediğim tekşeyse Aşkın'ın bana karşı duygularıydı.Bunları düşünürken saat geçmiş yolculuğum son bulmuştu.Orda beni karşılayacak birkaç kişi vardı.Yanıma birinin yaklaştığını farkettim.
    -Bilnur Hanım ?
    -Buyrun...
    -Oteliniz hazır buyrun gidelim dinlenmeye ihtiyacınız var sanırım..
    İlerledik..Bilmediğim bir şehirde , insanların tuhaf bakışları altında ilerledim.Yabancı şehrin donuk insanları sizinle bi iki ay birlikteyiz demek geliyordu...
    Yalnız kalmıştım odada Aşkın aklıma geliyordu.Düşüncelerim buraya gelince değişmeye başlamıştı.Biraz daha sakinleşmiştim duygularıma gem vurmaya çalışacaktım.Yapacaktım bunu.Her ne kadar duygularımda bir fırtına olup essem de bir sakin deniz gibi duralıverdim.Sustum ve sadece uyumaya çalıştım.Yapmak istediğim başka birşey yoktu.Yarın gireceğim bir toplantı vardı ve performansımın iyi olması gerekti.Sunacağım projemle çok şey değişecekti.Şimdi uykuya dalma zamanı...
    Sabahın ilk ışıkları ile kalkışım bir olmuştu.Giyinip inmem ile beni karşılayan birinin olması iyi olmuştu.Güne güzel başlamıştım güzel gitmemesi için bir engelim yoktu.Sunumlarımı kontrol ettikten sonra toplantı odasında yerimi almış bekliyordum.Toplam üç şirketin olduğu köklü bir o kadar da güçlü bir sahanın ortasındayken biraz heyecanın olması normaldi.Yapacağım üç şirketin toplam sekiz kişisine bir projeyi sunmaktı.Sanki kendimi pimi çekilmiş bir bomba gibi hissettim başladım konuşmama.Reklamcıların uygulamaya çalıştığı seslerini duyurmak isteyen bir çok firmanın eldesi olabailecek bir projeydi bu diyerek söze başladım.Bu çalışmam birkaç ayımı feda ettiğim birşey değildi.Üstünde çalıştığım kafa yorduğum ve kazanacağım bir projeydi.Ağızdan ağıza reklam sunmaktı.Bir ürünün satışında göze batacak tek şey tanınmasıydı bende onu duyurmak için şirketimle çalışmalara girmiştim.Ellerinde sayılı ama değerli otellerin satışını duyurmak , ilgi çekmek ve müşterilerin beğenisine sunulacak bir karşılama hazırlamaktı.Önce otellerin resimlerinde ufak tefek ayrıntılara göz gezdirdim sonra da sunuma devam ettim.Eğer bu fikir hoşlarına giderse aynı firma ile başka birçok işe de girebilecektim.Bu konuda düşüncem iki ayda olabildiğince iyi performans ile müşteri bulmaktı...
    -yapacağımız çalışmalar yüzde yüze yakın başarı vereceğini düşünüyorum.Dinlediğiniz için teşekkür ederim.
    deyip konuyu masada bıraktım.
    -Bilnur Hanım'ın sunumuna ekleyebileceğiniz birşey yoksa işe başlayalım
    kelimesini duyduktan sonra herşey yoluna girmişti.İşte çalışmanın verdiği mutluluk bu olsa gerek.Yüzümde tebessüm ve mutluluk ile yola devam etmeye başladım.Artık bir engel kalmamıştı.Şirketin sahibi bana birinden bahsetti o da gelirse otellere gidebilecektik.Beklemeye başladım ama onbeş dakika sonra geldi.
    -Merhaba ben Selçuk.Beklettim sizi ama almam gerekli olan evrakları anca hazırladım.Özür dilerim.
    -Önemli değil işe başlayalım sayılı günümüz var.Bunlara takılmaya gerek yok şu an.
    Oteli gezmeye başladık.Girişte ilk gözüme çarpan ambiyans olmuştu.Herşey lükse kaçılmıştı.Beklediğimden çok ayrıntıya yer verildiğini gördüm.Ama ihtişamlı bir duraşa sahipti her şekilde...
    Gezmeye devam ettik.Odalarında farklı göze çarpan birşey yoktu.Girişi büyüleyiciydi.Yarın müşterilerin beğenisine girecekti.Herkesin davetli olmadığı sayılı kitleye hitap eden gözde bir mekanın sunulacağından eminken karşıma konukların listesi gelmişti.Yabancı müşterilerin ağırlıkta olduğu spnra yerini Türkiye, Almanya, Fransa uyruklu işadamlarının isimleri geçmeye başlamıştı.İlgi kitlesi genişti.Yapıdan çok getireceği tutar herşekilde değerlendirmeye alınacak ve yatırım yapılacak bir yerdi.Asıl gün bu gündü.Herkesin gelmeye başlaması ile Selçuk bey ve benim yerimi aldığım giriş kapısında yavaş yavaş sakinleme olmuştu.Artık içeri girip oteli konuklara sunma vaktiydi dedik.Aynı sunumu yapmaya başladık ve herkesin yüzünde bir ilgi uyanmıştı.Beklediğim görüntüde buydu.Tamamdı artık herşey..Bu işte bu kadardı demek istedim.Bitmişti artık dönüş zamanı gelmişti geçirdiğim iki ay bana iki gün gibi geçmişti.Yorucu bile olsa kafamı dağıtmıştım.
    Şehrimdeydim.Karşılamaya Aşkın'ın gelmesi hoşuma gitmişti.Onun da artık birşeyler hissettiğini düşünüyordum.Bi yemek yiyelim sonra seni eve bırakırım dedi.Olur dedim.İlerledik nereye götürürse gidiyordum.Biraz da yorgundum.Ama birşeyler yemem gerekti.Gittiğimiz yerde birşeyler yer yemez eve götürdü beni.Mutluydum artık herşey rayında gidiyordu.Bu yorgunluk ancak uyuyarak geçerdi.Bana yarın aksam konuşmak istediğini söyledikten sonra da uykum gelmiyordu ki bir türlü.Şimdi ne olursa olsun rüyamda da onu görürdüm aklım , bilinçaltım neler üretecekti ki kim bilir..Hadi Bilnur liseli aşıklar gibi ne düşünüyorsun.Aşk bu olsa gerek yapmam dediklerini yaptırıyor.Gülüyordum kendime sadece.Sabah kalkar kalkmaz zilin sesine yöneldim.Damla gelmişti.Onu da özlemiştim kardeşim yoktu onu kardeşim yerine koyuyordum aramızda iki yaş vardı.Benim herşeyimde yanımda olmuştu en başından beri.Sıkıca bi sarıldı bana.
    -Sizi çok özledim
    -Bende canım seni özledim.İş başarımızı sergiledim geldim.İki ay çabuk geçti orda bana.Yaptığımız herşeyi beğendiler.Bugün başarı yüzdelerimize bakarız birlikte kahvemizi yudumlarken.Başarıda yorumlarımıza bakarız sitemizden takip ederiz.Ama şunu söylemek istiyorum.Ellerimize sağlık derken Damla da gülümsüyordu.Yaptığımızın daha iyisini sunmuştum.Akşama Aşkın yemeğe davet etti. Birşeyler konuşacağını söyledi derken Damla direk :
    -Hadi hayırlısı olsun diyerek güldü..
    -Daha dur birşey yok ortada konuşacağız sadece..
    Tamam biraz farklı birşeyler konuşacaktık.Belki sevdiğini söyleyecekti veya hoşlanıyorum diyecekti bilemezdik ki..Ne giyeceğimi, ne diyeceğimi ,nasıl davranacağımı bilmiyordum...
    Akşam olmuştu.Yine zil çalıyordu bugün niyeyse hiç susmamıştı.Gelen Aşkın'dı.Hadi hazırsan cıkalım istersen.Çıktık bir yere götüreceğini söyledi ama yerini söylemedi.Yürüyerek gittik.Işık yanmıyordu mumlarla hazırlanmış bir masa üstünde güller vardı.Nasıl yani derken kendine doğru döndürdü.Gözlerimin içine bakarak seni seviyorum dedi.O an kalakaldım böyle birşey aklımdan bile geçmemişti.Damla'nın dediği gibi olmuştu herşey bir anda cereyan etmişti.Kafamı kaldıramıyordum ki bir türlü yüzüne bakmaya o an bi cesaretim yoktu.Ben onun kadar açık sözlü olamam.Ona bende seni seviyorum diyemem ki şu an.Ne yapacaktım uff!
    -oturalım istersen senden hemen bir cevap beklemiyorum senden hoşlanmaya başladığım zamanlarda kendi kendime hep bazı sorular sormustum.Kabul etmeyeceğin aklıma çok gelmişti.Ama gözlerindeki ışıltı saklı sevdanın ortaya çıkması gerektiğini hissettirdi bana.Senin gözlerin bana cesaret verdi Bilnur.Yaptığım şeyin anlamını biliyorsun.Liseli aşık değiliz saklı yaşamak da geçti artık bizde.İçimde birşeyleri hissettiğim , gözlerinde kalbimi aydınlatan , düşüncelerimde yer alan tek kişisin.Benimle evlenir misin ?
    -Ben senin gibi cesaretli değilim ki Aşkın.Senin söylediklerini dinlerken yüzüm kızardı.Ama şu an senin söylediklerine gelince bende sana karşı aynı şeyleri hissettim.Teklifine gelince bunu istersen adımlayalım biraz dısarda öyle konuşalım.
    -Tamam dediğin gibi yapalım.
    Elimi tuttu bana birşeyler anlatırken sesi öyle güzeldi kş mutluluğu her halinden okunuyordu.Sana birşeyler daha anlatacağım bunlar için erken ama.Benim hep bir hayalim vardı.Bir kızım olmasını istiyorum ismi de Elif Eylül olsun.
    -nasıl yani
    -Elif Eylül benim kız kardeşimdi.Beş yaşındayken kaybettik onu.Annem ve ben çok zor atlattık onun acısını.Ateşlı bir hastalık geçirmişti kurtaramadık onu.Masmavi gözleri vardı , sarışın apak yüzlü sevimli abisinin bitanesiydi.Onu kaybettikten sonra doktor olmak istedim.Onu kurtaramadım ama onun durumunda olanlara karşı içimde bir kurtarma hissi uyandı.Çocukları severim ama kız çocuklarına karşı ayrı bir sevgim var.Selda'ya karşı sende bir sevgi olmuştu tıpkı öyle benimkide.
    -Anlattıkların hoşuma gitti.Daha doğrusu ne istiyorsan açık açık söyledin.Bende bir sürü şey yaşadım.İlk kaybettiğim kişi annemdi.Onun yokluğu beni önce hayattan soğuttu daha sonra hayatta direncin olmazsa yaşamda hep ezileceğini gösterdi.O andan sonra başarılı oldum.Şimdiki iş hayatımda herşey yolunda gitti.Aynur Abla'nın ölmesi benim hastanede bayılmam bizim tanışmamıza vesile oldu.Şöyle bir düşünüyorum da nerdeyse bir yıla yaklaştık tanışalı.Selda bile bir yaş daha büyüdü.Seninle birşeyleri yaşamak birşeylere başlamak bunu bende isterim tabiki.Beklediği cevapta buydu.Gülümsedi ellerimi sımsıkı tuttu.Sarıldı öyle birkaç dakika geçti.
    -Seni seviyorum Bilnur.İyiki karşıma baygın da olsan çıktın.Seni tanımak gözlerinde tutsak kalan yüreğimi sana dökmek ve şu an sana sarılmak ellerini tutmak bunlar için beklemiştim.Ama beklenmeye değer bir yüreğin vardı.Sen buna değecektin bunu göstermiştin bana...
    Eve yaklaşmıştık iyice.Yarın bazı işlemleri halledelim derken kalakaldım öylece bu kadar hızlı mı dememek için kendimi de zor tutuyordum oysaki.
    -Yarın seni alırım yine .Kendini ona göre hazırlarsın. Sonra kapıda kalmayım...
    Geçtim yatagıma elime karalama kağıdı aldım saçma sapan şekiller çiziyordum.Yanımda bunları anlatacağım hiç kimsem yoktu.Mutluluğumu paylaşacağım hiç kimse yok.Bunun burukluğu hep vardı ki benim üstümde.Uyusam iyi olacaktı duygularım boğuşuyordu sanki içimde bir iki damla gözyaşı süzüldü.Zoruma giden neydi?...
    Sabah herşey için kendimi hazır hissetmiyordum.Erkendi ama ona bunu söylesemde olmazdı.Söylemesem de içim içime sıgmıyordu.Birkaç işlemden sonra gün verilmişti evlenme dairesinden.Evlendiğimiz gün yola çıkacaktık.Hem balayı hem yorgunluk atma gibi bir tatildi planımız.Zamanı gelmiş ve salonda onun ayağına bastıktan sonra bir alkışla arabaya bindik yola çıkmıştık.Mutluluktan uçuyorduk.Ta ki karşımızdan hızla gelen kamyonun üstümüze üstümüze gelmeye başlayasıya kadar.
    -Napıyo bu adam kafayı mı yemiş diye bağırmaya başladı Aşkın.
    Ama artık yaşamak için geç Ölmek için de erkendi..Saklı sevdamız kalmıştı dilde.Erken geldin ölüm.Daha umutlarımız vardı...

      Forum Saati Paz Kas. 19, 2017 10:33 am