Giresun Üniversitesi Türkçe Topluluğu

Türkiye'den erişim engeli nedeniyle yeni adresimiz: turkcetoplulugu.weebly.com

Nar Ağacı
Nazan Bekiroğlu
(%25 İndirimle)
Beyaz Türkler K.
Alev Alatlı
(%25 İndirimle)
turkcetoplulugu.weebly.com Topluluğumuzun yeni adresi
Kendini Açma
B. Çetinkaya

    DORUK NOKTASI

    Paylaş

    1001100079

    Mesaj Sayısı : 1
    Kayıt tarihi : 15/12/10

    DORUK NOKTASI

    Mesaj  1001100079 Bir Paz Ara. 19, 2010 11:13 pm

    SOĞUK RÜZGAR
    Yıl 1876. Amerikalılar ile Ruslar arasında büyük bir rekabetin olduğu tüm dünya tarafınfan bilinmesede, bazı önemli ülkeler tarafından biliniyordu.Bunlar savaşa iştirak etmediği halde ülkelere silah ve hammadde desteğini esirgemeyeceklerini belli ediyorlardı.Amerikalılar, Türklerin elinde bulundukları boğazları rahatlıkla kullanabilmek için Türklerle anlaşmış ve Türklere yüklü miktarda para verilmiştir.Türkler bunu gerçekten ihtiyacı olduğu için kabul etmişti.Ruslar zaten boğazları dilediği gibi kullanamasada çoğu zaman çok az bir miktarda para ödeyerek rahatlıkla boğazlardan geçebiliyorlardı.Bu durum Türkiye için önemli bir ekonomik gelir olarak görülüyordu.
    Bazı ülkeler arasındada gerilim tırmanmaya başlamıştı.Almanlarla Fransızlar sıkı bir çekişme içindeydi.Daha önce problem yaratan ama uluslararası anlamda geçerli olan bir antlaşmayla tatlı sona bağlanan sorun tekrar patlak vermişti.Şimdi sıra bu patlağın neler yaratabileceğini düşenme vaktiydi.Bu arada Amerikalılar silah, tank, uçak ve hammadde, mühimmat üretimine başlamıştı.Ruslar bu dönemde zengin bir ülke konumunda olduğu için bu ihtiyaçlarını hazır alıyorlardı.
    Almanlar sürekli olarak yeni projeler geliştiriyor.Fransızlar ise bu projelerin haberlerini Almanların üst düzey komutanlarının bulunduğu Berlin Askeri Topluluğunda bulundurduları istihbarat servisi elemanı Nicola Livingston tarafından anına öğrenip projeye sabotaj uygulamayı planlıyorlardı.Yaplıması planlanan bu sabotaj girşimi halk arasında haber olarak yayılınca, bu haber Almanların kulağına kadar gitmişti.Almanlar artık güvenlik seviyesini iki kat arttırmıştı.Alman Milli İstihbarat Servisinden Chiristoff Kane üstüyle gizli bir konuşma daveti için telgraf yolladı.Alman Kara Harp Komutanı Bay Herman buluşma için Münich'te bir gizli sığınakta buluşmak üzere teklifi kabul etti.
    Ruslar, Amerikalıların planlarını öğrenmesi için İngilizlerden yardım istedi.Ancak İngilizler bu yardım teklifini geri çevirince, Ruslar Arjantin ve Brezilyadan yardım istemeye başladı.İngilizlere yapılan teklifin geri çevrilmesi üzerine bu seferki teklifte ekstradan yüksek miktarda para teklif edildi.Arjantin ilk olarak teklife yanıt veren ülke olarak teklifi kabul ettiğini Ruslara bildirdi.Amerikalıların bunların hiçbirinden henüz haberi yoktu.Amerikan Kara Harp Komutanı bu sırada savaş çıkması halinde neler yapılacağını askerler açıklıyordu.
    Savaş çıkması an meselesiydi.Aralarında rekabet bulunun her ülke bir sebep arıyordu.Bu sırada Alman Kara Harp Komutanı Chiristoff Kane buluşma için Münich'e gidiyordu.Artık insanlar savaş çıkacak korkusuyla yaşamaktan bıkmıştı.Ve bir grup insan aralarında anlşaşıp Münich yolunda protesto yapmaya başladılar.Chiristoff Kane'nin arabasınında bu yoldan geçecek olması gerçekten çok büyük bir sorundu.Arabadakilerin bunlardan haberi yoktu.Ama protesto yapan insanlar çoktan haberi almış ve sokak kaldırımından söktükleri kaldırım taşlarını önlerinde arabaya atmak için tutuyorlardı.Sokaktaki protesto yapan insanlar bağıra bağıra karışılıklı atışıyorlardı:
    -Savaşa hayır.
    -Savaş korkusuyla yaşamak istemiyoruz.
    Pankartlarda ''SAVAŞ ÇIKARSA ÜRETİME VE ASKERLERİN İHTİYAÇLARI İÇİN VERDİĞİMİZ YARDIMLARI KESECEKLERİ'' yazıyordu.Ne var ki oradan geçen bir askeri ekip protestanları görür ve Chiristoff Kane'ye haber yollar ve yoldan geçmesini engeller.Bu olay aynı zamanda ülke içinde ihtilal çıkmasınıda engellemişti.Aynı şekilde Ruslarda da böyle bir karışıklık yaşandığı haberi tüm dünya basınına yansımıştı.Bütün dünya savaş öncesi bu durumu konuşmaya başlamıştır artık.Herkes bu durumun nereye gideceğini merak ediyor ve sabırsızlıkla bekliyorlardı.Fakat Ruslar Almanlar gibi değil, topluluğu askeri harekat ile dağıtmaya çalıştı.İnsanlara tanzikli su, biber gazı uygulamasında ve çeşitli uyarılarda bulundu.Hatta bazı insanlara linç girişiminde bulunulması diğer insanlara adeta ibret oldu ve topluluk sokak aralarına kaçarak dağıldılar.
    Fransız Başbakanı Frank Wory basın yoluyla insanlara çeşitli açıklamalar yaptı:
    -Değerli vatanımın değerli halkı.Ben Başbakan Frank Wory.Sizlere seslenme sebebim herşeyden önce vatan topraklarının ve insanımızın güvenliği ile sorumluyuz.Halkımız bize güvendikten sonra başımızın üstünde yeri var diyerek insanların aklını çelen Frank, Rusya Başbakanı Sarkozy ile görüşmek için Rusya seyahatine gideceğini basına açıkladı.
    Bu arada Chiristoff Kane, Bay Herman ile Münichteki gizli sığınağa gitmişti.Buluşma yerinde Chiristoff Kane yi bekleyen Bay Herman:
    -Hoş geldin.Epey geciktin?
    -Teşekkür ederim.Bu kadar uzun sürede gelmemin sebebi Münich yolunda çıkan karışıklık yüzündendi.
    -Aslında sizi buraya çağırma sebebim savaş çıkması halinde yapacaklarımızı konuşmaktı.
    -Seni dinliyorum.
    -Benim düşüncem insanların güvenini kazanarak savaş esnasında iç karışıklık yaşamamak aynı zamanda savaşta Amerika ile müttefik durumunda olmamız gerektiğidir.
    -Bunun bize katkısı ne?
    -Ruslar, Fransızlarla yakınlaşma içindeler.Eğer işin içine Ruslar girerse düşman kuvvetleri iki koldan saldıracak demektir.Buda bizi çok zor durumda bırakacaktır.
    -Peki ya Amerika bu duruma ne tepki verir?
    -Eminim, Amerikalılarda bu durumdan epey rahatsızlık duyduklarından bizimle müttefik olmayı kabul edeceklerdir.
    -Hmm...Haklı olabilirsin.O halde Amerika ile iletişime geçmek gerekir.Hemen dış içleri bakanıyla konuş Amerika ile iletişime geçsin.
    -Peki efendim.
    -Ayrıca insanımızın can güvenliğini sağlamak için bir basın toplantısı düzenle.
    -Bu durumun bize ne gibi bir faydası olacak?
    -Eğer insanımız kendini güvende hissederse bize karşı olan güvenleri artar ve seninde dediğin gibi her türlü iç karışıklık önlenmiş olur.
    -Anladım efendim.Teşrifiniz için çok teşekkür ederim.
    -Önemli değil ülkemiz söz konusu olduğunda her türlü fikre açığız.
    Bu arada dış işleri bakanı Amerika ile iletişime geçti.
    Amerikan büyükelçisinin bulunduğu binaya acil bir telgraf gelmişti.Talgrafı Amerikan büyük elçisine haber vermek üzere nöbetçiye talimat verildi.
    -Kolay gelsin sayın büyük elçim.
    -Sağol.
    -Size bildirmem gereken çok önemli bir haberim var onun için talimat aldım.
    -Seni dinliyorum.
    -Alman dışişleri bakanından acil bir telgraf gelmiş.
    -Ne zaman?
    -Az önce.
    -Ne yazıyormuş?
    -Bilmiyorum tek bildiğim size haber vermekle yükümlü olduğum.
    -Tamam geliyorum.
    Koşarak telgraf odısına yönelen büyükelçi içeri girdiğinde soluk soluğa kalmıştı.İçeride ki görevliye baktı ve odadakilere seslendi:
    -Herkes dışarı!
    İçerideki herkes şaşkın bakışlarla birbirlerine doğru bakıyor, kimse ne olduğunu anlamamış anlayanlarda olanlar bir anlam veremiyorlardı.Derken bir ses yankılandı içeride:
    -Dışarı çıkın dediğimi hatırlıyorum.
    Herkes toparlandı ve içeride neredeyse kimse kalmamıştı ki görevliye dedi:
    -Sen kal.
    -Peki efendim.
    -Ne zaman geldi bu telgraf içeriği nedir ne yazıyor.
    -Talgrafta şunlar yazıyor efendim.
    Öncelikle bütün dünya basınının Rusya Fransa müttefikliğinden söz ettiğini eminim sizde biliyorsunuzdur.Siz Ruslarla anlaşamıyorsunuz, biz de Fransızlarla.Bu iki devletin müttefik olması demek biz her iki ülke içinde kuvvetli bir düşman ve iki koldan saldırı anlamına geliyor.Eğer sizde benim gibi düşünüyorsanız müttefik olabiliriz demektir.Buda hem gücümüzü arttırır hemde askeri ve hammadde bakımından birbirimize destek oluruz .Cevabınızı en kısa sürede bekliyoruz.iyi günler.
    Bu haber Amerikan büyük elçisini düşündürmüştü.Bu haberi Amerikan Kara Harp Komutanına ulaştırmak gerekir diye düşündü.
    Ruslar artık savaş çıkacajmı diye değil, savaşın ne zaman patlak vereceğini düşünüyorlardı.Bundan dolayı savaş patlak verdiğinde Amerikan gemilerinin ege ve boğazları kapatacağını düşündüklerinden gemilerini bir an önce sıcak denizlere indirmeyi planlıyorlardı.Artık Fransızlar da savaş olması halinde sınırdak askeri birliğe destek olarak gidecek grubu ve hava saldırılarını gerçekleştirecek K-3001 tipi uçaklarının bakımlarını yapıyorlardı.Amerikan Komutanlarının da bulunacağı acil bir toplant talebi gündeme geldi.Kara harp komutanı Fabi büyük elçiye sordu:
    -Bu telgraf sana ne zaman geldi?
    -Dün geldi.
    -Hmm...Bu bizim için iyi olabilir ama ben tek başıma karar veremem bunu için bir toplantı düzenlemeliyiz.
    -Benim haddime değil ama bence bu bir aldatmaca olabilir.
    -Zannetmem Almanlar Fransızlarla rekabet içinde Fransızlarlada Ruslar resmen müttefik olduklarını açıkladılar bizimde Ruslarla rekabetimizin olduğunu bildikleri için böyle bir teklifte bulunmuşlar.
    -Bilemiyorum haklı olabilirsiniz ama?
    -Sende haklısın yine de tedbirli olmak gerekir sen bütün üst düzey komutanlara haber yolla yarın saat 11:00 da burada olsunlar.
    -Peki.Yarın saat 11:00 da.
    -Evet.
    Oradan cıktı ve hemen kendi ofisine giden büyükelçi küçük bir işini hallettikten sonra telgraf odasına yöneldi.
    Görevliye seslendi ve içeri girip masaya oturdu:
    -Hemen bütün üst düzey komutanlara telgraf yolla.
    -Peki ne yazılacak?
    -Almanlar bizimle müttefik olmak istiyor bu durumu konuşmak için gönderilen bu telgrafta yarın saat 11:00 da toplantı salonuna bekleniyorsunuz. Gönderen Kara Harp Komutanı Fabi.
    -Yazdım efendim.Hepsi dahil gönderilecek kişi listesi bumu?
    -Evet bunlar hepsine telgrafın aynısı isimlerine hitaben çekilecek.
    -Peki efendim.
    Ruslar artık silah ve hammadde gibi mühimmat giysi ihtiyaçlarını dışarıdan almayı kesmiş ve bunların yeterli olacağını düşünüyorlardı.Onlarda artık Fransızlar gibi uçaklarının bakımlarına başlamışlardı.
    Rusların uçak tersanelerinden bir kaç usta aralarında muhabbet ediyorlardı.
    -Ne olucak bu savaşın hali?
    -Evet yaa çıkacak mı çıkmayacak mı korkusu insanları berbat derecede sarstı.
    -Bu arada bizim Fransızlarla müttefik olmamız Amerika için çok ağır bir yenilgi demektir.
    -Haklısın zaten küçücük Amerika koskoca Rusya ile nasıl başedecek?
    Birden kahkahalar yükselmeye başladı ustalardan:
    -Hahahahahahahahah!
    Artık yediden yetmişe herkes savaş ne zaman çıkacak savaş sonu insanların hali ne olacak acaba bizi ve ekonomimizi çok etkiler mi diye kara kara düşünüyorlardı.Ustalardan biri:
    -Ben bir tayfama bakayım ne yapmışlar birazdan dönerim siz devam edin muhabbbete.
    -Tamam sen git biz burdayız.
    Aheste aheste tayfasının yanına giden usta:
    -Kolay gelsin millet! diye bağırdı.
    Hep bir ağızdan sanki anlaşmışlar gibi:
    -Hoşgeldin, hoşgeldin ama neden elin boş geldin seni çağırdık ne diye hani bize hediye!
    -Size hediye getirdim arkada bir koli var onun içinde hepsi sizin.
    deyince işçiler şaşırdı hemen işini gücünü bırakan herkes kolinin başına üşüştü.
    -Acaba içinde ne var?
    -Bilmem.
    -Bence şöyle güzel bir ziyafet için yemek olabilir.
    -Bence hepimize güzel birer kıyafet gelmiş olabilir.
    -Eee ne bekliyoruz açsak da öğrensek ya.
    -Evet açalım diyene kadar açmıştı bile.
    İçinde gördüğü manzara az önceki gülen surattaki hali bir anda ekşitmişti.
    -Ne var ne var içinde?
    Derken bütün koliyi boşalttı yere ve ustasına döndü herkesin suratı asılmıştı kolinin içinden bekledikleri değilde alet edevat çıkmıştı usta güldü ve:
    -Hediye istemiştiniz bende bunu buldum. dedi.
    işçiler hemen işlerinin başlarına döndü ve çalışmaya devam ettiler.
    Usta diğer ustaların yanına gittiğinde gülmekten geberiyordu:
    -Sormayın uzun hikaye dedi ve geçiştirdi.
    Artık üst düzey komutanlar yapılan toplantıda Almanya ile müttefik olma kararı alınca direkt olarak Alman dışiçleri bakanına telgraf çekildi.
    Talabinizi değerlendirdik ve bunun hem sizin hemde bizim yararımıza olacağını düşündük.Sizinli müttefik olma isteğinizi kabul ediyoruz ve her türlü yardımı kabul ediyoruz.
    Almanlar ve Amerikanlar artık müttefikti.Tüm dünya basını bu müttefikliği yansıtırken Ruslar ve Fransızlar Artık daha çok düşünür olmuşlardı.Almanlar savaş hazırlıklarını zaten bitrmişlerdi geriye kalan tek şey Amerika müttefikliğiydi oda oldu.Beklenen olay artık savaşı başlatacak ilk hamleyi kimin atacağıydı.savaşan ülkeler birer satranç taşı konumundaydı ama hangisi beyaz hangisi siaydı onu bilemiyordu kimse.Amerika ve Almanya aynı renkten birer vezir ve kaleydi.Bu durum Rusya ve Fransa içinde geçerliydi ama sadece hangi tarafın beyaz olduğu bilinmiyordu o kadar.
    PARLAMA
    Arjantinin Amerikalıların planalarını öğrenmeye çalışması nedeniyle Arjantinli iki ajan sürekli olarak Amerikan üst düzey komutanlarıyla konuşuyor onlara fikir vermeye çalışıyordu.Bu epey bir süre böyle devam etti.
    Taki birileri bu duruma uyanana dek.Artık Arjantinli iki ajanın sürekli gelip çeşitli bilgiler alıp vermesi şüphe uyandırmıştı komutan Fabi için.Diğer komutanlarla gizli bir konuşma ayarlamayı düşünen Fabi, bu durumu ilk olarak en samimi dostuna yani Leon'a anlattı.Leon'a %1000 güvenebilirdi.Leon'a:
    -Bu ajanlar sürekli burada savaşa iştirak etmiyorlar ama nedense sürekli bizim le bilgi alışverişi yapıyorlar buda beni endişelendiriyor.
    -Bende aynı ndişeyi duyuyorum Bunları takip ettirelim gizli bir şekilde attıkları her adımdan haberimiz olursa birşeyler yapamazlar değil mi?
    -Haklısın iy fikir.
    -Aslında bir sorun var.
    -Neymiş o sorun?
    -Bu konuyu sadece ikimiz böyle düşünüyoruz kime takip ettireceğiz?
    -O zaman iş başa düştü desene.
    Leon ve Fabi artık diğer komutanlara durumu tam olarak açıklığa kavuşturmadan bilgi vermek istemiyorlardı.Bu akşam Arjantinli iki ajan özel bir uçakla Rusyaya seyahate gideceğini öğrendiler.Ama Rusyada ne işleri olabilirdiki.Yoksa Ruslar için bilgi hırsızlığımı yapıyorlardı.Bunu öğrenmenin tek yolu vardı.Fabi ve Leon aynı saatte aynı uçağın iki kabin arkasına iki bilet almışlardı.Derken uçak Rusyada Moscova Havaalanına iniş yaptı, acil bir şekilde toplanan Fabi ve Leon indiklerinde iki ajanı kaybetmişlerdi.Artık ne yapacakları konusunda kimsenin bir fikri yoktu derken.Bir otele yerleşmek için yola koyulurlar ama yolda kimlik kontrolü olunca işler iyice karışır.Sıra Fabiye gelince Leon'a döner ve yüzüne bakar.Leon kaç diyerek bağırdığı anda askerin suratına bir yumruk adeta balyoz gibi inmişti.Artık deli gibi koşuyolardı ki arkalarında kimse yoktu onları atlattıklarını düşündüler.Leon, Fabi'ye:
    -Adama baya sağlam geçirdin Artık kalkabilirmi bilemem
    -Sen olsan ne yapardın?
    -Ben direk kaçarsın diye düşünmüştüm.
    -Yaa direk kaçsaydımda iki adım arkamdan kovalasalardı.
    -Peki ya şimdi ne yapacağız??
    -Saklanacağız başka çaresi yok ve bir telgrafla haber yollamalıyız.
    Fabi ve Leon çaresiz bir şekilde bir telgraf odasına gidip telgraf çekmeye başladılar.Telgrafa şunlar yazıldı.
    Biz Leon ve Fabi.Şu an Rusydayız, amacımız Arjantinli iki ajanı takip etmekti.onların Ruslar için çalıştığını düşünüyoruz.Bizim için kaygılanmayın başımızın çağresine bakarız.Görüşmek üzere.
    Ruslar artık her sokak, caddede Leon ve Fabiyi arıyorlardı.Haberi alan Amerikan Komutanları Rusya ya bilgi hırsızlığından dolayı savaş ilan etti.Rusların üzerine direk olarak uçaklar gönderildi.Bu durumdan bombardıman başlayınca haberi olan Ruslar hazırlıksız yakalandılar.İşte artık satrançtaki renkler belli olmuştu Amerika Almanya beyaz Rusya Fransa siyahtı.Fransızların haberi aldıkları andan Rusya ya destek yollama çabaları, Almanların sınır harekatıyla son buldu.Artık Leon ve Fabi nini yanına iniş yapan bir uçak şans eseri onlarıda alıp tekrar yükseldi Leon ve Fabiyi Rennes Çıkartması için üst düzey komuta ya atanmışlardı.Direkt olarak Rennes'e giden Leon ve Fabi Amerikan gemileri tarafından bombalanıyor ve sayısız asker karaya çıkartma yapıyorlardı.İki arkadaş geminin güvertesine indikleri andan itibaren çıkartma tam olarak başlamıştı.Onlarda birer silah kapıp Çoktan çıkartmaya katılmışlardı.Kafalarının üstünden geçen mermi ler aralardaki metal engellere çarpıyor ve çok acayip sesler çıkartııyordu.Seri bir şekilkde ateş edilen binanın duvarına çok yaklaşmışlardı.Direkt olarak kapıdaki iki askeri indirdiler.İçeri girdiklerinde Balkon bölümünden ateş edildiği anlaşılmıştı.Ama yukarıda çok fazla adam vardı.Balkonun kapağını kaldırdı ve içeri baktı:
    -içerde çok fazla kişi var.
    -O halde giremeyiz.Kapağı biraz daha açabilir misin?
    -Neden?
    -Dediğimi yap yeter görürsün.
    -Tamam.
    Dedi ve hafiçe araladı kapağı. Leon belindeki elbombasını direk içeri attı ve Fabiye:
    -Geri zıpla diye bağırdı.
    Aynı şekilde Geri zıplayan Fabi:
    -İki balkon kaldı.
    -Evet devam.
    Gerçekten de Fransızlar için durum pekde iç açıcı değildi bütün birliklerini buraya sevk etmişti eğer çıkartma önlenemezse k-3001 Tipi uçaklarından başka bir tek askeri ekip kalıyordu oda Fransanın başkenti Paris'i kolluyordu.Taki Almanlar uçaklarıyla K-3001 tipi uçakları bombardımana tutup inflak etmeden önce.Artık Fransızlar için hiç bir umut kalmamıştı Fransa Başbakanı Frank Wory Savaştan çekildiklerini ve barış antlaşması istediklerini açıkladı.Artık Rusya bir kale bir şah kalmıştı ve düşmanın henüz iki kalesi bir veziri ve birde şahı vardı.Ruslar için epey zor olan bu durum Amerikan bombardıman uçaklarıyla daha da kötüye gidiyordu.Ruslar ve Fransızlar hiç beklemedikleri ağır bir yenilgi almak üzerelerdi.Ruslarda son kozlarını oynuyorlardı.Rusya başbakanı Sarkozy savaştan çekildiklerini açıkladı ve yenilgiyi kabul etti.
    Almanlar ve Amerikanlar Büyük bir zafer almışlardı.Bu zafer tarihteki yerini en kısa savaş şeklinde almıştı ki savaş 1 hafta içinde bitti.Nitekim her savaşta ortalık kan gölü olur ama bu savaşta insanlara pek bir zarar gelmedi.Artık insanlar savaş korkusuyla yaşamak zorunda değillerdi.Savaş bir ülkeyi diğerinden üstün kılmaz sadece iki ülke arasında ki insan katliamını temsil eder.Savaşta ağır yenilgi alan Rusya ve Fransa artık yavaş yavaş toparlanarak normal yaşamına geri dönüyordu dünya artık bir savaş daha istemiyor en azından bunun stresini kaldıramayacaktı.Acaba başka zaman başka devletler arasında ki savaş ta böyle çok az kayıpla geçer miydi?

      Forum Saati Paz Kas. 19, 2017 10:32 am